YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2546
KARAR NO : 2012/19043
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/1971-20/07/1974 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1971-20.07.1974 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hakdüşürücü süre nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olup yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurum’ca dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının 01.01.1971 tarihinde davalıya ait işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi 15.01.1971 tarihinde Kuruma verildiğine göre, hakdüşürücü süreden sözedilemeyeceği gözetilmeden hakdüşürücü süre nedeniyle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacı adına davalı işyerinden işe giriş bildirgesi verildiğinden hakdüşürücü sürenin kesildiği gözetilerek işin esasına girmek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak,davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.