YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/27
KARAR NO : 2012/14816
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Temmuz 1993-Nisan 2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … A:Ş yanında 1.7.1993- 30.4.2004 tarihleri arasındaki çalışmaları nedeniyle 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar hatalı olmuştur.
Dosyadaki belge ve bilgilerden davacının İran uyruklu olduğu daha sonra Türk vatandaşlığına geçtiği ve mikrobiyoloji uzmanı olarak davalı işyerinde çalıştığına yönelik tanık beyanları, tahlil sonuçlarını gösterir raporlar ile ücret pusulalarının varlığından anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının yabancı uyruklu iken 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmak için başvurusunun olup olmadığı ve isteğe bağlı sigortalı sayılıp sayılamayacağı ve Türk vatandaşlığına geçtiği zamanki sigortalılığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 3.maddesinde;“ II- Aşağıda belirtilenler hakkında bazı sigorta kolları uygulanmaz : A) Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki ay başından başlanarak uygulanır” hükmüne göre yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de bir işverene bağlı çalışması halinde uzun vadeli yaşlılık, malüllük ve ölüm sigortalarından yararlanmaları yazılı talepte bulunmaları koşuluna bağlanmıştır. Ancak 29.7.2003 tarihli 4958 sayılı yasa 57. maddesi ile 506 sayılı Yasanın 3/II-A bendinde yabancı uyruklu işçilerin uzun vadeli sigorta kollarından yararlanmasını düzenleyen hükmü bütünüyle yürürlükten kaldırmış ve tamamen Türk vatandaşlarının tabi olduğu kurallara tabi hale getirmiş, böylece bu şahıslar da zorunlu sigortalı olarak kabul edilmişlerdir.
Somut olayda 1.7.1993- 30.4.2004 tarihleri arasındaki dönemde davacının İran vatandaşı iken Türk vatandaşlığına geçtiği, çalışmaları hakkında kuruma hiçbir bildirimde bulunulmadığı ortadadır. Kabule göre de davalı … A,Ş isimli işyerinin iflası açıklansa bile Kurum’da bulunan sicil dosyasının, ihtilaflı dönem bordrolarının getirtilip bordro tanıklarının tespit edilerek beyanlarına başvurulmadığı, Kurum’un cevap dilekçesinde belirtilmesine rağmen davacının hangi tarihte Türk vatandaşlığına geçtiğinin usulünce araştırılıp saptanmadığı, Kurum’dan yabancı uyruklu olan davacının 506 sayılı Yasaya göre sigortalı olmak için yazılı talepte bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının hangi tarihte Türk vatandaşlığına geçtiğinin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden usulünce araştırılıp saptanması, Kurum’dan yabancı uyruklu olan davacının 506 sayılı Yasaya göre sigortalı olmak için yazılı talepte bulunup bulunulmadığının sorulması ve ilgili Yasa maddeleri gereğince sigortalılığının niteliğinin belirlenmesi, 1.7.1993- 30.4.2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının ispatı açısından davalı işyerinin kurum sicil dosyasının ve ihtilaflı dönem bordrolarının celbi ile bordro tanıklarını belirlemek ve beyanlarına başvurmak ve dosya içeriğine göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.