Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2792 E. 2012/11781 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2792
KARAR NO : 2012/11781
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 26.7.2005 tarihinde iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece 3.6.2010 tarihli duruşmada davacı vekiline ,SGK Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığı tarafından belirlenen %0 oranındaki maluliyete SGK Yüksek Sağlık Şurasına itiraz etmek ve itirazını belgelemek üzere bir sonraki duruşma tarihi olan 30.9.2010 tarihine kadar kesin mehil verilerek aksi halde itiraz etmemiş sayılacağı yolunda karar verildiği, 30.9.2010 tarihli duruşmada da kesin mehle rağmen YSK itiraz edilmemesi nedeniyle davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş ve Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili düzenlemeler nitelikçe kural olarak kamu düzeniyle ilgilidir. Bu bakımdan, raporlarının alınması ve sair hususların incelenmesi davanın niteliği gözönünde tutularak, giderek gerçeğin saptanması yönünden tarafların istemlerine bakılmaksızın hakimin görevi gereğince resen yerine getirmesi gereken hususlardandır.Ön sorun niteliğindeki maluliyet oranın belirlenmesi için davacıya ait tüm tedavi evrakları ve özellikle davacı yanca varlığı ileri sürülen…Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.10.2008 tarihli raporu ve tüm tedavi evrakları getirtilerek Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

GC