YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3035
KARAR NO : 2012/21052
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK sigortalısı olduğunun tespitiyle, SSK sigortalılığı ile çakışan 01/06/2006 tarihinden sonraki dönemlere ait tarım … sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 01.06.2006 tarihinden sonraki dönemde SSK sigortalılığı ile çakışan Tarım … sigortalılığının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının Tarım … sigortalılığının iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 06.02.2002 – 08.03.2010 tarihleri arasında ziraat odası kaydı bulunduğu, ziraat odasının 2007-2010 yılları arasına ait aidatlarını 01.03.2010 tarihinde ödediği, 01.06.2006 – 02.06.2006, 12.09.2006 – 30.09.2006 tarihleri arasında zorunlu, 01.01.2007 – 31.12.2007 ve 01.01.2008 – 30.11.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı, 01.04.2009 – 31.10.2009 tarihleri arasında da zorunlu SSK sigortalılığı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri; Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’ya tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir. Bu itibarla davacının kısa süreli SSK’lı çalışmaları nedeni ile Tarım … sigortalılığının iptali mümkün değildir.
2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ise; “sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve Türkiye … Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Somut olayda; davacının SSK’lı çalışmaları kısa sürelidir, bu itibarla kısa süreli SSK’lı çalışmalar gerekçe gösterilerek davacının tarım faaliyetinin bulunmadığı kabul edilemez. Yanısıra; 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtilen ve davacının tarım faaliyeti bulunduğuna karine teşkil eden 06.02.2002 – 08.03.2010 tarihleri arasındaki ziraat odası kaydı bulunmasına rağmen sadece tanık beyanı esas alınarak davacının tarımla uğraşmadığının kabulü de isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; muhtarlık ve adrese dayalı kayıt sisteminde yer alan bilgilerden yararlanarak davacının davaya konu dönemde nerede ve hangi tarihler arasında ikamet ettiğini belirleyerek tarımsal faaliyette bulunmadığı takdirde kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini ne şekilde temin ettiğini araştırmak, ilgili kurum ve kuruluşlardan davacının ürün teslimi ve prim kesintisi olup olmadığını sormak, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odasından davacının tarımsal faaliyeti ile ilgili belgelerin örneklerini istemek, davacının tarım desteğinden yararlanmak amacıyla başvurusu olup olmadığını ve destek alıp almadığını, davacının tarım arazisi bulunup bulunmadığını araştırarak varsa tarım arazileri ile ilgili tarım desteği alınıp alınmadığını ve kim tarafından alındığını sormak, davacının Tarım … sigortalılığına esas bildirgede adı geçen köy muhtarı ile ihtiyar meclisi üyelerini ve gerek görülürse kolluk araştırması ile belirlenecek kamu tanıklarını dinlemek ve böylece davacının tarımsal faaliyetini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; “ davacının zirai sigortalılığının iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ” denilmek sureti ile infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.