Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3415 E. 2012/23174 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3415
KARAR NO : 2012/23174
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av.

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/11/2007 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalıladan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Uyuşmazlık davacının sigortalılık başlangıç tarihi ile hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve HMK’nun 297 ve 298. maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır. HMK’nun 298/2 maddesinde de gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan, mahkeme kararlarındaki gerekçelerin hüküm fıkralarına uygun olması gerekir (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.1963 gün ve E:1963/4-99, K:1963/37 Sayılı Kararı). Oysa, gerekçe ile hüküm fıkrasının aykırı olduğu, gerekçede, davacının sigortalılık başlangıç tarihininin 1.10.2007 olduğu belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında bu tarihin 01.11.2007 olduğunun tespitine karar verildiği temyize konu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı SGK’nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.