Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3491 E. 2013/4664 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3491
KARAR NO : 2013/4664
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 5458 sayılı Yasadan yararlandırılarak 25/03/1982 tarihinden bu yana sigortalılığının tespitiyle, varsa prim borçlarının hesaplanması ve bu borçların ödenmesi ile yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğuna veya yaşlılık aylığına hak kazanacağı tarih ve yaşın belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılarak 25.03.1982 tarihinden bu yana sigortalılığının tespiti ile varsa prim borçlarının hesaplanması ve bu borçlarının ödenmesi ile yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğuna veya yaşlılık aylığına hak kazanacağı tarih ve yaşın belirlenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacının toplam hizmet süresinin 4823 gün olduğunun kabulüne, 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılması ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının, 01.03.2002 tarihi itibarıyla 2926 sayılı Kanun’a tabi zorunlu tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı; davacının 1982 yılından itibaren Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, tevkifat suretiyle tarım … prim kesintilerinin 1994 Eylül ayında, 15.11.1999 ve 15.08.2000 tarihlerinde yapıldığı, davacının 01.07.1993-31.08.1993; 17.06.1994-31.07.1994 ve 01.08.1998-31.08.1998 tarihleri arasında 134 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu; 25.03.1982-31.12.1997 tarihleri arasında tarımsal faaliyeti nedeniyle elde ettiği zırai kazancından dolayı, 01.01.2004 tarihinden itibaren devam eden hediyelik eşya satıcılığından dolayı; 07.11.1995-23.10.1998 tarihleri arasında şirket ortaklığından dolayı vergi kaydının bulunduğu görülmektedir. Davacı anılan vergi kayıtlarından dolayı 1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa uyarınca tescili için başvurmuş ise de, müstahsil makbuzlarındaki vergi kesintisi tarımsal faaliyeti sonucu elde ettiği zırai kazanç nedeniyle yapıldığından mahkemece bu talebinin reddi yerindedir. Öte yandan davacının ilk … prim kesintisi 1994 Eylül ayında olduğu gibi, bu tarihten önce tescil ve kaydı da yoktur.
07.11.1995-23.10.1998 tarihleri arasında şirket ortaklığından dolayı vergi kaydı mevcut ise de, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18.maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde kuruma … olarak başvurmaları ve 20.04.1982- 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen sürelere ilişkin prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydı ile bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği hükmünden hareketle dosya içerisinde bulunan belgelerden davacının bu yasal hakkını yasal süre içerisinde kullanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı 15.01.2002 tarihi itibariyle böyle bir başvurusunun bulunduğunu beyan etmekte ise de, anılan dilekçesi, 1994 yılından itibaren yapılan tarım … prim kesintilerinin tarım … sigortalılığına aktarılması istemine ilişkindir.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece davacının 01.07.1993-31.08.1993; 17.06.1994-31.07.1994; 01.10.1994-31.07.1998 ve 01.08.1998-09.11.2007 tarihleri arasında sigortalı olduğu esas alınarak, prim borcunun da bulunması nedeniyle tahsis talebinin reddi yerindedir. Ancak davacının 5458 sayılı Yasa’dan yararlanmak için 12.06.2006 tarihli başvurusunun süresinde olduğu dikkate alınarak, tespit edilen dönemlere ait hizmet süresi için 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılma talebinin kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.