Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3559 E. 2012/11585 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3559
KARAR NO : 2012/11585
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
DAVACILAR : … vs.

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; 2.9.2005 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece ölüm neticesini doğuran olayın tamamen kaçınılmazlıktan kaynaklanıp davalının hiçbir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davaların reddine karar verilmiştir.
Kaçınılmazlık; hukuksal ve teknik anlamda; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder.
Bir olayın tamamen ya da kısmen kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin anlaşılması halinde hakim, işverenin sorumluluğunu, Borçlar Kanunu’nun 43. maddesini göz önünde tutarak hakkaniyet ölçüsünde saptamalıdır. Bu tür davalarda sorumluluk saptanırken de işçi-işveren arasında tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak işverene biraz daha fazla sorumluluk verilmesi sosyal hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Bu açıklamadan olarak Yargıtay’ın giderek Dairemizin yerleşik uygulaması bir olayda kaçınılmazlık faktörünün bulunması halinde %60 oranında işveren,%40 oranında kazalı işçi kusuru bulunduğu yönündedir.
Hal böyle olunca da yerel mahkemenin kaçınılmazlığın saptandığı somut olayda davalı işverenin hiç kusuru olmadığı gerekçesi ile davaların reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 18.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.