YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4152
KARAR NO : 2012/21657
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
.
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Belde Nak. Tur San Tic Ltd Şti vekilinin tüm, davalılar Liberty Sigorta AŞ ile Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Güvence Hesabı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı maddi ve manevi zararını müteselsil sorumluluk esasına göre asıl işveren ile işleteni işveren olan aracın zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortalarını yapan şirketlere yöneltmiştir. Bu yönüyle davalıların Borçlar Kanununun 51. maddesinde düzenlenen eksik teselsül hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu oldukları ortadadır. Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmü gereğince borçlulardan her biri borcun tamamından tek başına sorumlu olduğundan, borçlulardan birisinin borcunun zaman aşımına uğramış olması alacak miktarına etkili değildir. Bu kuralın doğal bir sonucu olarak da zaman aşımı def’inden ancak kendi borcu zaman aşımına uğramış olan borçlu yararlanabilir ve her davalıya kendi hukuki durumlarına uygun zaman aşımı süresi uygulanır.
Davacı vekilinin 07.01.2009 tarihli dava dilekçesi üzerine davalılardan Liberty Sigorta AŞ süresinde zaman aşımı defi-isini ileri sürmüştür. Yargılama sırasında davacı; ek dava niteliğindeki, başvuru harcı ile birlikte nisbi harcın da yatırıldığı 25.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat istemini 14.220,00 TL’na çıkarmış ilave olarak ta 30.000,00-TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. 25.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi üzerine süresi içerisinde davalılardan Liberty Sigorta AŞ ile Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Güvence Hesabı vekilleri tarafından zamanaşımı def’inde bulunulmuştur.
Borçlar Kanununun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna Karşılık, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı”, aynı Yasanın 109/2 maddesinde ise “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddenin özellikle 2. fıkrasında, “dava cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa” ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı üçüncü kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Görüldüğü gibi, Borçlar Kanununun 60. ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından bir yıl yerine iki yıl olarak öngörülmesidir. 2918 Sayılı Yasanın anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin Türk Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır: Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.10.2001 gün ve 2001/19-652-705, 16.04.2008 gün ve 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış zamanaşımı benimsenmiştir).
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, somut olayda iş kazası 06.10.2003 tarihinde meydana gelmiş olup, dava 07.01.2009 tarihinde açılmış, 25.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat miktarı artırılmıştır. Buna karşılık davalılardan Liberty Sigorta AŞ vekili dava dilekçesi üzerine, davalılar Liberty Sigorta AŞ ile Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Güvence Hesabı vekilleri ise ıslah dilekçesi üzerine süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ceza Kanununun 455/1. maddesindeki fiiller için Türk Ceza Kanununun 102. maddesinde öngörülen zamanaşımı 5 yıldır.
Bu durumda dava dilekçesindeki maddi tazminat istemi yönünden, Liberty Sigorta AŞ’nin, ıslah dilekçesindeki artırılan maddi tazminat istemi yönünden ise davalılar Liberty Sigorta AŞ ile Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Güvence Hesabı vekillerinin zamanaşımı def’ine değer verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak anılan maddi tazminattan sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Liberty Sigorta AŞ ile Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Güvence Hesabı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Sigorta Şirketlerine iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan Belde Nak Tur San Tic Ltd Şti’ne yükletilmesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.