Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/449 E. 2012/15606 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/449
KARAR NO : 2012/15606
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1988-1997 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ….,tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1988-1997 yılları arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sürekli ve kesintisiz sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece tespiti istenen 1988-05.07.1992 dönemi hizmet sürelerinin 506 sayılı Yasa’ nın 79/10 maddesi hükmü kapsamında dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre geçirilmekle ve 05.07.1992-01.09.1997 döneminde davacı tarafça imzalanmış herhangi bir işe giriş bildirgesi bulunmayıp hak düşürücü süre geçirilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işverence davacı adına 05.07.1992, 01.07.1993, 01.01.1997 tarihlerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, davacının davalı işyerinde 05.07.1992-28.02.1993, 01.07.1993-30.09.1993, 01.01.1997-31.05.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği açıktır. Davacının dava dışı Bütür Tekstil Kimya San. Tic. AŞ unvanlı işyerinde 01.09.1997 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi verildiği anlaşılmış olup mahkemenin tespit isteminin 01.09.1997 tarihinden sonrasını değerlendirmemesi yerinde olmakla birlikte, davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği hususunun göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, işin esasına girilerek çalışmanın eylemli bir çalışma olup olmadığı, sürekli olup olmadığı hususlarının araştırılması ile çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.