YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4665
KARAR NO : 2012/22335
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işyerinde 22/11/2004 – 06/10/2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 22.11.2004-06.10.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının çalışma iddiasında bulunduğu tarihlerin davalı şirketin kurulduğu 06.10.2009 tarihinden önceki süreye ait olduğu,davacının muhtemelen davalı şirketin ortaklarının akrabası olan Bekir Ovacıllı’nın yanında çalıştığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının dava dilekçesinde … İmalat San.Tic.Limited şirketini davalı işveren olarak gösterdiği, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında ise sahipleri … ve ölü … olan … Karo unvanlı işyerinde makine bakımcı ve operatör olarak çalıştığını bildirdiği görülmektedir. … Ticaret Sicil Memurluğunun 10.08.2010 tarihli yazısından davalı limited şirketin 06.10.2009 tarihinde kurulduğu,ortaklarının … ve … ile … olduğu, … ise aynı zamanda şirket yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9.maddeleridir.Anılan yasal düzenlemelere göre bu tür hizmet tespiti davalarında Kurumla birlikte işverenin de hasım gösterilmesi zorunludur.Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinin açıklamalar kısmında işvereninin İlker ve ölü … olduğunu açıkça belirtmiş ve dava tarihi itibariyle şirkete dönüştüğü anlaşılan işyerinin yeni unvanını belirterek davalı olarak bu şirketi göstermiştir.Hal böyle olunca, aynı yerde faaliyet gösteren ve öncesinde şahıs şirketi olan işyerinin dava tarihi itibariyle şirkete dönüşmüş olması nedeniyle davanın doğru hasma yöneltildiği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.