Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4904 E. 2012/22709 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4904
KARAR NO : 2012/22709
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Vek.Av….

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 25/04/1997- 25/02/2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan … San. Tic. A.Ş. Vekilince de duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2 maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 25.4.1997-9.2.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 25.4.1997-25.2.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 1.5.1998 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği, davacı işçi ve arkadaşları tarafından şikayet üzerine SGK müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda davacı ve arkadaşlarının piyasa hamalı olduğunun tespit edildiğine dair rapor düzenlendiği, yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … müfettişlerinin de şikayet üzerine davacı ve arkadaşlarının piyasa hamalı olduğu konusunda rapor verdikleri, dinlenilen tanıkların bir kısmının davacının çalışmasının doğrularken bir kısmının piyasa hamalı olduğu yönünde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. İşyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da
komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen davacı tanıklarının bordro tanıkları olmadığı, bir tanığın davalı aleyhine hizmet tespiti davası olduğu, bordro tanıkları olan davalı tanıklarının davacının sigortalı işçi olarak çalışmadığı, piyasa hamalı olduğu yönünde beyanda bulundukları, dosyaya getirtilen hem SGK hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … müfettişlerinin düzenledikleri raporlarda davacı ve arkadaşlarının piyasa hamalı olduğunu bildirdikleri,taraf tanık beyanları arasında çelişki oluştuğu ve bu durumda taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunanlar içerisinden davalı ile arasında dava bulunmayanlar arasından adları resen belirlenecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması ve çelişkinin giderilememesi durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, SGK ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … müfettişlerinin raporları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılarınbu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … San.Tic.A.Ş.’ne iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.