YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4964
KARAR NO : 2012/22844
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, hizmet birleştirmnesi yapılmadan SSK’lı çalışmalarına istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, hizmet birleştirilmesi yapılmadan, davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarına istinaden yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 8.3.2010 tarihli dava dilekçesinin yaşlılık aylığı başvurusu olarak kabul edilerek, bu tarih itibariyle 25 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 5000 günden fazla prim ödemesinin bulunduğu, 506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, dava dilekçesi tarihini takip eden aybaşı olan 1.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile, hizmet birleştirmesi yapılmadan davacının SSK’lı çalışmalarına değer verilerek yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 19.10.1955 doğumlu olan davacının hizmet cetvelinde 17.5.1977 – 28.2.2008 tarih aralığında 5492 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışmasının (primi ödenen gün sayısı) görüldüğü, ancak bu hizmet sürelerinden 30 günün … …’e, 999 günün …’e, 565 günün de …’a ait olduğu, buna göre davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının 3.898 gün olduğu, davacının 600 gün askerlik borçlanması yaptığı ve Kurumca tahakkuk ettirilen bedeli ödediği, bu durumda davacının askerlik borçlanması ile birlikte toplam 4.498 gün sigortalı çalışmasının (primi ödenen gün sayısı) olduğu, 1.11.1994 – 5.4.2006 arası kesintili şekilde 6 yıl 2 ay 21 gün … sigortalılığı bulunan davacının toplam 11.206,78 TL prim borcu olduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak; şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabilir.
Sigorta başlangıç tarihi 17.5.1977 olan davacının, 23.5.2002 tarihi itibari ile 25 yıl sigortalılığı bulunduğundan, 506 sayılı Kanunun 4759 sayılı Kanun ile değişik 81/B-a maddesi uyarınca 44 yaşını tamamlaması ve en az 5000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş alması şartıyla yaşlılık aylığından yararlanabileceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 19.10.1955 doğumlu olan davacının, dava tarihi itibari ile 55 yaşında olduğu, 33 yıl sigortalılığının bulunduğu, ancak askerlik borçlanması ile birlikte toplam 4.498 gün primi ödenen gün sayısı olduğu, 5000 gün primi ödenen gün sayısı şartının gerçekleşmediği görülmüştür. Buna göre Kurum işlemi doğrudur.
O halde; dava tarihi itibari ile 5000 günden fazla prim ödemesinin bulunduğu, 506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, dava dilekçesi tarihini, takip eden aybaşı olan 1.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği şeklindeki Mahkeme kararının gerekçesi ile bu gerekçe ile oluşturulmuş davanın kabulü ile, hizmet birleştirmesi yapılmadan davacının SSK’lı çalışmalarına değer verilerek yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespitine şeklindeki hüküm hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak …; Kurum işleminin yerinde olduğunun tespiti ile, davanın reddine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.