YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5001
KARAR NO : 2012/23223
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, maluliyet aylığına hak kazandığının tespitiyle, muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı sigortalının malul olduğunun ve talep tarihini takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 30.04.2008 tarihli kararı uyarınca davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının T.C. … Üniversitesi Hastanesinin 17.11.2005 tarih ve 1336 sayılı rapor tarihi olduğuna karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20.03.2009 tarihli kararına göre, davacının kronik şizofreni arızası nedeniyle beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybettiği, maluliyet başlangıç tarihinin tanının ilk konulduğu … Devlet Hastanesinin 19.07.2005 tarihli rapor tarihi olduğuna karar verildiği, … Genel Kurulunun 10.06.2010 tarihli kararına göre ise davacının kronik şizofreni arızası nedeniyle beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybettiği,yaşına göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına, maluliyet başlangıç tarihinin tanının ilk konulduğu … Devlet Hastanesinin 19.07.2005 tarihli rapor tarihi olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. Temyiz kudretinden yoksun olan kişilerin medeni hakları kullanma ehliyeti ve dava ehliyeti yoktur. Temyiz kudreti olmayan kişiler taraf bulundukları davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil edilirler. Nitekim Medeni Kanun’un 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı ve görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamların, noterlerin ve mahkemelerin bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, dosyadaki sağlık kurul raporlarından davacının çalışamayacak derecede Psikiyatrik rahatsızlığı olduğu ve çalışma gücünün 2/3’ünü yitirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda artık davacının haklarını gözetemeyecek derecede hasta olduğunun anlaşılması, hakkında alınan kararları, yapılan işlemleri ve sağlanan hakları anlayamayacağı, özellikle davanın sosyal güvenliğe yönelik olması da göz önünde tutularak Medeni Kanunun 405. maddesi ve 6100 Sayılı H.M.K.’nun 52.,54.,56. maddeleri gereğince kendisine vasi veya kayyım tayini sağlanması için gerekeli işlemler yapıldıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …; sulh hukuk mahkemesine davacıya vasi tayini konusunda gerekli işlemleri yapmak için ihbarda bulunmak ve vasi atanması durumunda atanan vasinin ilgili mahkemeden alacağı husumete izin belgesiyle davayı takip etmesi sağlandıktan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek şizofreni hastası olan davacının verdiği vekaletnameye dayanarak davayı takip eden avukatın huzuru ile yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.