YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5002
KARAR NO : 2012/24408
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek.Av….
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/1994-01/01/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01.07.1994 – 01.01.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait … yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın davanın kısmen kabulü ile, 01/07/1999 – 31/12/2006 Tarihleri gerekçeli kararda dökümü gösterilecek toplam 2700 günlük çalışmasının 31.270,06 TL sigorta primine esas toplam kazançla tespitine, 01/07/1994 – 31/05/1999 arasındaki taleplerinin hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işveren tarafından Kuruma hiç bildiriminin yapılmadığı, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrosu ve ücret bordrolarının bulunmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı bir Huzurevi olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiği, hizmet aktinin var olup olmadığı hususlarının da araştırılmadan tanık sözlerine dayalı olarak çalışmanın kanıtlandığının kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak …, ilk olarak davacı ile davalı arasında hizmet akti bulunup bulunmadığını araştırmak, hizmet aktinin unsurları olan …, bağımlılık, ücret koşulları yönünden hizmet aktinin varlığını tespit etmek, davacının söz konusu işi bakımını yaptığı yaşlılar için mi yoksa davalı için mi yaptığını belirlemek, hizmet aktinin varlığının kanıtlanması halinde davacının davalı işyerinde geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, davacıdan, bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak ve var ise mahkemeye sunması için davacıya önel vermek, davalı işverenden bu dönemde ücret ödemesini hangi yöntemle yaptığını sormak, çalışmalarının eylemli olup olmadığını davalı işyerinin defter, kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının ücretinin kim tarafından ve ne şekilde ödendiğini tespit etmek, ayrıca bakımını yaptığı yaşlıların tanık sıfatıyla bilgilerine başvurmak ve sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden tarafladan davacıya yükletilmesine, 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.