Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5042 E. 2012/1424 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5042
KARAR NO : 2012/1424
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti., R.. H.. vekillerince temyiz edilmesi , davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı … İnşaatın tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının yakının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat talebinin reddine, 10.000.00 TL manevi tazminatın 19.11.2002 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmişir.
Somut olayda davacı murisinin 19/11/2001 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışırken kamyona yüklenen kepçe ile kamyon kasası arasına sıkışması sonucu 32 yaşında iken öldüğü, 16/10/2009 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayda ölenin % 20 oranında, davalı işverennin de % 60, kamyon sürücüsünün de % 20 oranında kusurunun bulunduğu, kamyon sahibi davalı Raşit Hacıoğllarının ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin Kurumdan sorularak, bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği, Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’nın 12.03.2010 tarihli yazılarında ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değeri 53.319,68 TL olarak bildirilmiş iken, 25.11.2010 tarihli yazılarında ise 91.407,75 TL olduğu bildirilmiş olup, bildirilen peşin sermaye değerleri arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hak sahibi davacıya gelir bağlandığı Sosyal Güvenlik Kurumunca bildirilmiş olup, tesbit edilen maddi zarardan hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değeri Kurumdan sorularak bildirilen bu peşin sermaye değerlerinin indirilmesi gerekirken, bildirilen peşin sermaye değerleri arasında çelişki giderilmeden Kurumun 25.11.2010 tarihli yazılarında 91.407,75 TL olarak bildirilen peşin sermaye değerinin hesaplanan maddi zarardan indirilmiş olması hatalı olmuştur.
Ayrıca, her ne kadar hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı R.. H..’na kusur verilmemiş olmasına karşın gerekçesi açıklanmadan, davalının manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı R.. H.. ile davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.