YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5228
KARAR NO : 2012/25034
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/10/1981 olduğunun tespitiyle 01/03/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 01/10/1981 tarihli sigortalı ilk işe giriş bildirgesinin davacıya aidiyeti ile, belirtilen işyerinde (1) gün süre ile asgari ücretle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01/10/1981 olduğunun, 20/02/2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01/03/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hükümde belirtildiği gibi reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının dava konusu edilen dönemde başka yerde çalışmasının olmadığı, yapıtırılan bilirkişi incelemesine göre işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen cevabi yazıya göre dönem bordrosunun olmadığının belirtildiği; komşu işyeri araştırmasınını ise neticesiz geldiği, dinlenmelerine karar verilen şirket ortağı tanıkların ise dinlenmediği, buna göre mahkemece varılan sonucun yeterli araştırmaya dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, şirket ortağı olan tanıkların açık adreslerinin tespiti ile davacının çalışmasına ilişkin tanık olarak bilgilerine başvurmak, gerçekten iddia edildiği gibi çalışma olup olmadığı olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 27/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.