YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5304
KARAR NO : 2011/5169
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, eksik işçilik bildirimi nedeniyle Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammından dolayı borçlu olmadığının tesbitiyle, Kuruma ödediği miktarın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yaptığı inşaat dolayısıyla eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammından dolayı borçlu olmadığıın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı olarak ödediği miktardan 8.000,00 TL nin davalı Kurumdan istirdadı istemine ilişkin olup, davacı talebini 11.551,19 TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı sonucu alınan bilirkişi raporu nazara alınarak 11.551,19 TL nin ödeme tarihi olan 6.6.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava hukuki nitelikçe, 3917 sayılı Kanun uyarınca sigorta müfettişi ( yoklama memurları) raporuna dayalılarak Kurumca resen tahakkuk ettirilen ve ölçümlemeden çıkartılan eksik işçilik nedeniyle prim ve gecikme zammından işverenlerin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşverenlerin yapılan işin niteliğine göre Kuruma asgari işçilik bildiriminde bulunup bulunmadıklarının belirlenmesinde ve buna dayalı olarak Kurumca resen prim tahakkuk ettirilmesinde sosyal sigortalar işlemleri yönetmeliği ve bu yönetmeliğe dayalı olarak çıkartılan genelge hükümlerinin göz önünde tutulması gerekir .
Dava konusu somut olayda, davacının yaptığı Organize Sanayi Bölgesindeki 2. parseldeki “fabrika” inşaatının 29.12.2006 tarihli ruhsatta 2143 m2 alan üzerinde fabrika (hangar tipi) sığınak ve idare binası bölümlerinden oluştuğu, idare binasının 328 m2 lik alanı kapladığı, inşaat başlangıcının fabrika olduğu, bölümlerden birinde iplik üretimi, diğerinde helva, reçel üretimi yapıldığı, kurum yoklama (kontrol) memurlarınca inşaatın 2007/72 sayılı genelge hükümlerine göre ” yapı ve sınıfının ” Kurumun “işveren -A” servisince değerlendirilmesi istendiği, Kurumca da yapı sınıfının 28.2.2008 günlü kontrol memurluğu raporunda, fabrika inşaatının 2151 m2 iki adet sanayi tesisi, 24 m2 trafo merkezi , 144 m2 bina içinde asma kat olarak yapılan yemekhane ve müştemilat olmak üzere toplam 2.319,5 m2 yüzölçümüne sahip olduğunun tespit edilerek yapının 4/A sınıfına sokularak 53.460,88 TL, farklı işçilik tutarı üzerinden 18.978,65 TL prim tahakkuk ettirilerek davacı tarafından ihtirazi kayıtla bu miktarın gecikme zammı ile kuruma ödendiği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda ise ” hangar ” ünitesinin inşaat yapı sınıfının (2.143 m2) II-B sınıfına girdiği, idare binası ünitesinin ise III-A inşaat yapı grubuna girdiğini, noksan işçilik hesabının bu yapı sınıfına göre değerlendirilmesi gerektiği ve davacının noksan işçilik bildiriminden Kuruma 11.551,19 TL fazla ödemede bulunduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce binanın inşaat ruhsatında “fabrika” olarak nitelendirilmesi nedeniyle Belediyeden inşaat projeleri getirtilerek Bayındırlık Bakanlığı Tebliği de gözetilerek yeniden inceleme ve değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde dosyanın yeni bilirkişi heyetine verilmediği, önceki bilirkişilerin mimari inşaat projesi getirtildiği halde bu proje üzerinde inceleme yapmadan “eski raporumuza ekleyecek birşey yok” diyerek ek rapor verdikleri görülmekle dosyanın yeni bilirkişi heyetine verilerek ve “hangar” sözcüğünün Türkçe anlamının “uçak, araba, tarım aracı, eşya gibi nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer olduğu” inşaat ruhsatında yapının “fabrika” yazılı olduğu nazara alınarak yukarıda açıklanan veriler nazara alınıp mimari projede incelenerek bir rapor alınıp sonuca gitmek gerekirken mahkemece bozma kararına uygun şekilde inceleme yapmadan düzenlenen 14.3.2011 tarihli bilirkişi ek raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 6.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.