Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5434 E. 2011/5393 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5434
KARAR NO : 2011/5393
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, emekli olduğu 12.7.1996 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için büyüme ve gelişme oranlarının ve itibari hizmet süresinin aylıklarına yansıtılmasıyla fark emekli aylıklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının emekli olduğu tarihten itibaren büyüme gelişme oranlarının ve itibari hizmet süresinin emekli aylıklarına yansıtılması ve fark aylıklarının ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece,davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adresine yapılan tebligatın, davacının tanınmadığı ve mahalle muhtarlığında kaydına rastlanmadığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edildiği, 29.09.2010 tarihli ilk oturumda davalı Kurum vekili davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği için mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç aylık yasal süresi içinde yenileme talebi olmadığı için de 30.12.2010 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409.maddesinin 1.fıkrası gereğince, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.”Aynı maddenin 5.fıkrası gereğince, “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.”,son fıkrası uyarınca da, “Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır.”Bu fıkrada ilk yenilemeden sonra bir defa denildiği için ,bir dava iki defa takipsiz bırakılabilir(işlemden kaldırılabilir) ve iki defa yenilenebilir.Buna göre,bir davanın iki defa takipsiz bırakılması halinde mahkeme dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermelidir(davanın açılmamış sayılmasına karar veremez).Böyle bir dava,ikinci (ve son defa)yenilenebilir.Ancak ikinci yenilemeden sonra davanın tekrar(üçüncü defa) takipsiz bırakılması halinde,(dosyanın işlemden kaldırılmasına değil)davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Öte yandan,aynı Kanunun 166.ve devamı maddelerinde eski hale getirme müessesesi düzenlenmiştir.Bu kanunun 170.maddesine göre, Yargıtaya yapılacak eski hale getirme talepleri temyiz talebi gibi yapılır ve incelenir.
Somut olayda, davacının bildirdiği adresine çıkartılan tebligat iade edilmiş, muhtarlık kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.Mahkemece dosya işlemden kaldırılmış ve usulüne uygun olarak kalemde bekletildikten 3 ay sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacının temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği “İkametgah İlmuhaberine” ve “Konutta Kalanlara Ait Kimlik Bildirme Belgesine” göre davacının 12.11.1992 tarihinden itibaren dava dilekçesinde bildirdiği adreste ikamet ettiği davacının usulsüz olarak iade edilen tebligattan, duruşma gününden ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karardan kararın tebliği ile 14.03.2011 gününde haberdar olduğu ve aynı gün temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının bu dilekçesinin eski hale getirme talebi olarak değerlendirilip davacıya yapılan tebligat işleminin geçersiz sayılması ve ibraz ettiği ikametgah ilmuhaberindeki adresine yeniden tebligat çıkartılarak yargılamaya devam edilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.