YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5444
KARAR NO : 2011/8271
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.6.1987 tarihinden itibaren çakışan SSK’lı çalışmalar haricinde dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 2926 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 01/06/1987 tarihinden itibaren kısa süreli SSK’lıçalışmaları dışlanarak dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/04/2006 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanuna tabi Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan re’sen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un işbu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesin
göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, .. Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında dava dosyasının incelenmesinde; 01/06/1987 tarihinde davacının tarım … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 01/02/1988 günü SSK ya tabi çalışması nedeniyle Tarım … sigortalılığının 30/01/1998 günü sonlandırıldığı, daha sonra davacı, durdurulan tarım … sigortalılığının başlatılması için 12/08/2009 tarihinde talepte bulunduğu, davacının, prim kesintisinin bulunmadığı, 22/08/2002 tarihinden itibaren Ziraat Odasında kayıtlı olduğu, sırasıyla 2006,2007,2008 yıllarında prim ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Tarım … sigortalılığında geriye doğru tescil mümkün bulunmadığından 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın başlatılabilmesi için aynı Yasa’nın 36. maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yoluyla prim kesintisi yapılması gerekmektedir.
Somut olayda ise davacının,01/06/1987-30/01/1988 tarihleri arasında tescilli olduğu anlaşıldığından bu dönem yönünden dava açılmasında hukuki yararı yoktur. Ancak davalı kurumca 01/06/1987 tarihinde yapılan resen tescil, davacının 01/02/1988—06/06/1988 tarihleri arası 126 günlük ve müteakiben 14/11/1991—31/12/1991 tarihleri arası 42 günlük 506 Sayılı yasaya tabi sigortalı çalışmaları nedeniyle 30/01/1988 tarihinde sona erdirilmiştir.Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre uzun süreli sigortalı çalışmalar olmadan Tarım … sigortalılığının sona erdirilmesi doğru değildir.
Davacının,01/09/1992—08/12/1995 tarihleri arasında ise uzun süreli 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı blok çalışması bulunmaktadır. Uzun süreli bu çalışma nedeniyle 01/09/1992-08/12/1995 tarihleri arasındaki dönemin reddi doğrudur. 08/12/1995 tarihinden sonra Tarım … sigortalılığının başlatılabilmesi için,prim kesintisi veya prim ödemesi gerekir. Dosyada 08/12/1995 tarihinden sonra herhangi bir ürün teslimi, prim kesintisi ve prim ödemesi bulunmamaktadır. Ancak dosyada bulunan Polatlı Malmüdürlüğü yazısında davacının çok miktarda arazi kiraladığı. Yine zabıta araştırmasında,ürettiği mahsülü,… Toprak Mahsülleri Ofisine, Polatlı Ticaret Borsasına ve pancar mahsülünü de … ilçesinde sattığı ileri sürülmüş olup, davacıdan 1995 yılı sonrasında ürün teslimine ilişkin belgesi olup olmadığı sorulmadığı gibi, zabıta araştırmasında belirtilen ürün tesliminin de gerçek olup olmadığı araştırılmamıştır. Davacının haklarının zayi olmaması için ürün teslimi mevcutsa davacıdan ilgili belgelerin ibrazını istemek, yine zabıta tahkikatında bahsi geçen ilgili kurumlara ürün teslimi ve prim kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine , 17/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.