YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5514
KARAR NO : 2012/24475
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal edildiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının ve primlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıya emekli aylığının yeniden bağlanmış olmasıyla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,kesinti tarihinden önce ödenmiş emekli maaşlarının davacı yanca Kuruma ödendiğinden bu miktarın (6.617,13 TL) kurumca tahsil edildiği tarihten (25/02/2010) itibaren işlemeye başlayacak yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,sosyal güvenlik destek primi tahsili işlemi yasal olduğundan yapılan ödemenin iadesine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 1479 sayılı Yasa kapsamında 5857 gün ve 3201 sayılı Yasa kapsamında 1017 günlük yurtdışı borçlanması,506 sayılı yasa kapsamında 1635gün, 600 günlük askerlik borçlanması ile birlikte toplam 9109 prim ödeme günü karşılığında 01.02.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 06.10.1992 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunduğu, 5754 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre; bu Kanuna göre aylık bağlananlardan yeniden çalışmaya başlayanların aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilmesi gerektiğinden Kurum tarafından davacıya bağlanan yaşlılık aylığının 01.10.2008tarihinden itibaren kesildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği,davacıdan tahsil olunan yaşlılık aylığının ve primlerinin davacıya geri ödenip ödenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek maaş kesintisi akabinde davacıdan tahsil olunan 6.617,13TL maaş bedelinin davacıya iadesi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.