YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5746
KARAR NO : 2012/24387
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Vek.Av….
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/04/1996-30/11/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.4.1996- 25.4.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.4.1996 dan 2007 yılı Şubat-Kasım ayları arasındaki sezonda toplam 1874 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 5.10.1990 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği,davacının SGK’da bildiriminin davalı işyeri tarafından 25.4.1997 tarihinde yapıldığı, davacının 25.4.1997- 22.11.2007 tarihleri arasında her yıl giriş ve çıkış bildirimi yapılarak toplam 6920 gün hizmet bildiriminin yapıldığı, davacıya ait ücret ödeme belgelerinin dosya arasına alınmadığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının, davalı kiremit fabrikasında sezonluk işçi olarak çalıştığı ve yılın belli bir süresinde çalışmadığı tanık beyanları ile sabit olup uyuşmazlık, davacının bu kesintili çalışma dönemi içinde ne kadar çalışma süresinin bildirilmediği yönündendir. Dinlenilen bordro tanıkları yılda bir veya iki ay fabrikanın işe ara verdiğini, sadece bakım onarım işçilerinin kesintisiz çalıştığını, davacının kiremitleri presden alıp sehpalara dizmesi şeklindeki işini sezonluk olarak yaptığı yönündeki beyanlarına göre öncelikle ücret bordroların dosya içine alınması ve davacının ihtirazi kayıtsız imzasını taşıyan aylar yönünden sadece bu süre kadar çalışmanın kabul edilip daha fazlasının kabul edilemeyeceği ve imzasız bordrolar yönünden ise tanık beyanlarına göre çalışma süresinin tespitinin belirleneceği ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, öncelikle tüm döneme ait ücret bordroları getirtilerek davacının tespitini istediği 1.4.1996- 25.4.2007 tarihleri arasındaki süreyle ilgili olarak, davalı işverenin ücret bordrolarında davacının imzası olanlar ayrı ayrı saptanarak, imzasını içeren ve bordrolara geçmiş sürelerdeki aylar yönünden eksik sürelerle ilgili olarak istemi reddetmek, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden ise, işverence SGK’ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar ile kayıtlı komşu işyeri sahiplerinin beyanlarıyla çalışma sabit olmakla bu süreler yönünden tespit isteminin kabulüne karar vermek ve de kuruma bildirilmiş süreler yönünden ise, tespitinde hukuki bir yarar bulunmadığından bildirilen bu süreler yönünden istemin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermekten ibarettir.
Ayrıca HMK ‘nun 26.maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda dava dilekçesinde talep sonucu 25.4.2007 olarak yazılmış olup mahkemece 1.4.1996 dan 2007 yılı Şubat-Kasım ayları arasındaki döneme ilişkin tespit kararı verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ….’ne iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.