Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6314 E. 2012/6268 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6314
KARAR NO : 2012/6268
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisi ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya 02.03.2010 tarihinde ölen eşinden dolayı primi ödenen süre,ihya sonucu kazanılan süre ve askerlik süresi toplamı üzerinden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının 04.10.2000 tarihinden itibaren devam eden Esnaf … sigortalılığının 5510 sy geçici m.17 uyarınca başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğu, davacının ihya talebinde bulunması üzerine ödemesi gerken borç miktarının davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının borcun tamamını ödemek istemediği ve bu davayı açtığı, yargılama sırasında mahkemenin talebi üzerine davacının mevcut sigortalılık süresi ve askerlik borçlanması ile birlikte 5 yılı tamamlayacak şekilde prim ödemesine imkan tanındığı, davacının bunun üzerine 20.12.2010 tarihinde 5 yıla yetecek kadar eksik primi ödediği anlaşılmaktadır.Mahkemece davacının tamamlanan prim borcu ile birlikte 5 yıldan fazla sigortalılığı bulunduğu gerekçesiyle ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş ise de 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17.maddesine göre prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilebilmesi için borç tutarının tamamının ödenmesi gerektiğinden mahkemece borç tutarının kısmen ödetilmesi sonucu kısmi ihya yaptırılarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacıya davalı Kuruma başvurarak 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesi gereğince prim borçlarının tamamını ödemesi için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.