Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6382 E. 2012/24939 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6382
KARAR NO : 2012/24939
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ : 1.Asliye Hukuk İş Mahkemesi

Davacı, ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenen aylıklardan dolayı Kuruma borcu bulunmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 5510 sayılı Kanun’un 56/2. fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması,ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili,yersiz ödendiği iddia edilen aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 28.08.2009 tarihli yazısı ile davacının anlaşmalı boşanma yapmak suretiyle babasından dolayı ölüm aylığı aldığının tespit edildiği ve aylığının iptal edildiği,aylığının başlangıç tarihi olan 12/2001 dönemi dahil almış olduğu maaş ve faizi olmak üzere 31.847,74TL’sının yersiz maaş ödemesi nedeniyle iadesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvuru, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Gelirin/aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak; eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleşme/başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibarıyla gelir/aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun/yersiz kabul edilmeli, ancak, söz konusu madde 01.10.2008 günü yürürlüğe girdiğinden, eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilmemeli, başka bir anlatımla 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı, böylelikle açıklığa kavuşturulacak yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesine göre uygulama yapılmalıdır. İnceleme konusu 56’ncı maddede, “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle” ibareleri yer aldığından, birden fazla evlilik ve doğal olarak birden fazla boşanmanın gerçekleşmiş olması durumunda, boşanılan herhangi bir eşle eylemli olarak birlikte yaşama durumunda madde hükmünün uygulanacağı gözetilmelidir.
Somut olayda, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edildiğinden aylığının kesilmesine ve 01.10.2008 tarihinden itibaren yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline ilişkin isteminin reddine karar verilmesi yerinde ise de anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğinden eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük tarihinden öncesine gidilemeyeceği gözetilmeden 01.10.2008 tarihinden öncesine ilişkin borç tahakkuku yapan Kurumun buna ilişkin işleminin iptali ile 96.madde hükümlerine göre geri alınacak miktarı belirlemesi gerekirken yazılı şekilde istemin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 27/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.