YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/750
KARAR NO : 2012/15252
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20/04/1982 tarihinden itibaren kesintisiz …’lu olduğunun ve 16/07/2008 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.04.1982 tarihinden itibaren kesintisiz 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespiti ile 16.07.2008 tarihindeni itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 20.04.1982-20.04.1984 dönemi 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı, 01.01.1986-22.08.2008 dönemi ise 1479 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, toplam hizmet süresinin 25 yılın altında kaldığından davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin isteğinin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Dava konusu dönem dikkate alındığında, davacının 20.4.1982-20.4.1984 ve 1.1.1986-31.12.1986 tarihleri arasında zorunlu 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu davalı Kurum tarafından kabul edildiğinden, belirtilen tarihler arasındaki sigortalılık uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık davacının 1.1.1987-22.8.2008 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olmasını gerektirir yasal bir kaydı bulunmayan davacının yaptığı prim ödemelerinin uyuşmazlık konusu dönemde, davacıya, geçmişe yönelik olarak zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalılık kazandırıp kazandırmayacağına ve davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 23.12.1980-20.04.1984 tarihleri arasında kahvehane işletmesi nedeni ile, 01.01.1986-31.12.1986 tarihleri arasında da çiftçilik(seracılık) işinden dolayı vergi kaydının bulunduğu, 01.01.1987 tarihinde çiftçilik faaliyetinden dolayı Yüreğir Vergi Dairesinde mükellefiyet tesis edildiği ve 31.12.1995 tarihinde de terk ettiği, başkaca bir kaydının bulunmadığı, davacının 1994,1995,1996,1997,1998,1999,2001,2007 ve 2008 yıllarında prim ödemesinin bulunduğu, davacının 4247 sayılı Yasanın getirdiği yapılandırmadan yararlanmadığı kurumun da davacınnı zirai mükellefiyetinden ötürü,1.1.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olmasının mümkün olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
Davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi iyi niyetten uzaktır. Yargıtay H.G.K.’nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 E., 1997/758 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere; davacının, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primi alınan süreler bakımından zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekir.
Öte yandan Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için davacının hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fazla prim ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir.
1.1.1987-22.08.2008 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigortalı olarak tescil istemi bulunmamaktadır. Ancak; 1479 sayılı Kanun’un 79. maddesi, 24. madde kapsamına girmeyenlerin isteğe bağlı sigortalı olabileceklerini öngörmüş olup, bu yönde tescil istemi bulunmamasına karşın zamanında ödenen primlere karşılık gelen sürenin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşmektedir. Bu gibi durumlarda ödenen primlerin karşılığı olan süre bilirkişi incelemesi ile saptanmalı ve ilk ödeme tarihinden itibaren anılan süre kadar isteğe bağlı sigortalılık hüküm altına alınmalıdır.
Yapılacak iş; davacının yaptığı prim ödemelerinin 20.04.1982-20.04.1984, 1.1.1986-31.12.1986 tarihleri arasındaki zorunlu sigortalı olunan süreye ait prim ve gecikme zammının mahsubu ile artanı olursa bu ödemenin yapıldığı aydan başlamak ve mahsuptan sonra kalan olursa kalan ödemenin primlerini karşıladığı süre ile sınırlı olarak davacının isteğe bağlı sigortalı olduğu kabul edilerek tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı koşullarına sahip bulunup bulunmadığını değerlendirmek ve sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle geçmişe yönelik isteğe bağlı sigortalılık oluşturur biçimde ve kurumca kabul edilen sürelerin yeniden tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine 20/09/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.