YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8945
KARAR NO : 2011/8438
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı,yasal koşulların oluştuğu tarihten itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine ve 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı çay üreticisi olması nedeniyle yasal koşulların oluştuğu 1994-2002 tarihleri arasındaki dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespitini 13.05.2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasını ve 13.05.2011 tarihli duruşma ise yasal şartların oluştuğu tüm dönemlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.8.1998 – 1.8.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun ve bu döneme ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Öte yandan ıslah şekil yönünden sözlü olarak yapılabilirse de HUMK’nun 83. maddesi gereğince aynı davada her taraf ancak bir kere ıslah hakkını kullunabilir.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde, ayrıca ıslah ile tespitini istediği döneme ilişkin istemin artırılması ve sözlü ıslah mümkün ise de söz konusu ıslahın aynı davada aynı tarafça ikinci defa yapılması ve her iki ıslahın da maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan her iki ıslaha değer verilip, 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilmiş olması 01.01.2003-01.08.2004 tarihleri arasındaki dönem yününden tespit kararı verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 01.08.1995-31.12.2002 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 01.01.1994-31.07.1995 tarihleri arasındaik döneme ilişkin istemin reddine, dava konusu edilmeyen konuda ıslahla talepte bulunulması mümkün olmadığından ve bir davada 2 defa ıslah yapılamayacağından davacının dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalanması gerektiğinin ve davacının 01.01.2003-01.08.2004 tarihleri arasındaki dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin istemin reddine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle bozulmasına 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.