Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9001 E. 2011/9252 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9001
KARAR NO : 2011/9252
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, SSK ve … sigortalılık süresinin ve prim gün sayısının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğinkabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Kurumca kabul edilen 506 sayılı ve 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının vergi mükellefi olmadığı dönemi de kapsayan primlerin Kurum tarafından tahsil edilmiş olması nedeniyle bu sürenin de 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresi olarak kabul edilerek 3.10.1993-12.8.1998 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24.3.1981 tarihli giriş bildirgesiyle 17.3.1981 tarihinde Kurumca 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, ilk ödemenin 28.4.1981, son ödemesinin ise 5.12.2005 tarihinde yapıldığı, 7.10.2008 tarihli sigortalılık döküm föyüne göre 7.11.1984 terk, 1.9.1989 tescil, 31.12.1993 terk, 1.6.1997 tescil, 30.4.1998 terk, 12.8.1998 tescil ve devam eder şekilde toplam 19 yıl 1 ay 8 gün kabul edilmiş süresinin bulunduğu, 17.3.1981-7.11.1984, 1.9.1989-31.12.1993, 12.8.1998-4.12.2003, 4.12.2003-24.11.2005, 24.11.2005-devam eder şekilde vergi kaydının,
22.2.1999 tarihinden itibaren meslek odası ve esnaf sicil kaydının devam ettiği, davacının 1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasında 455 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının bulunduğu, Dairemizce geri çevirme kararında “davacının 17.3.1981 tarihinden itibaren kesintisiz olarak 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayıldığında 1997 affıyla ödemiş olduğu primlerin hangi döneme kadar olan sigortalılık süresini kapsadığının S.G.K’dan sorulması ve icra takibi yolu ile yapmış olduğu ödemesi var ise ilgili icra dairesi takip dosyasının gönderilmesi” istenmiş olup S.G.K tarafından müzekkere ile sorulan husus anlaşılmadığından verilen cevapta; davacının ödemelerinin 17.3.1981-7.11.1984 ve 1.9.1989-31.12.1993 tarihleri arasını kapsadığı, prim fazlasının 1.6.1997-30.4.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirildiği belirtilmiş, mahkemece icra ödemesiyle ilgili bir araştırma yapılmamıştır.
Gerçekten önceden …’a tescili bulunan sigortalılardan Kurumca hiçbir araştırma yapılmaksızın kişi zorunlu sigortalı sayılarak rızaen veya icraen prim borçları tahsil edilip, kişiyi kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, kişiyi sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi veya iptal etmesi iyi niyetten uzaktır. Yargıtay H.G.K.’nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 E., 1997/758 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere; kişinin Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunu’nun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primi alınan süreler bakımından zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekir.
Öte yandan davacı dava dilekçesinde ayrıca 506 sayılı Yasaya tabi sürelerinin de belirlenmesini istemiş, mahkemece bu konuda herhangi bir karar verilmemiştir. Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp çakışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle durumlarda çalışmanın geçtiği tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 3/ll (F)(K) maddesi ile 1479 sayılı Yasanın 24/1-II maddesi zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde sorun önceden başlayıp devam eden zorunlu sigortalılığa geçerlilik tanınarak çözümlenmektedir. Bu nedenle davacının 31.12.1993 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık terki yapıldıktan sonra 1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasında toplam 455 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı bulunmakla aynı dönemde artık 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olamayacağından kısacası çifte sigortalılık mümkün olmadığından davacının 1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptal edilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas,2001/659 Karar ve 03.10.2001 günlü kararı ile, 2005/21-389 Esas,2005/430 Karar ve 29.06.2005 günlü kararlarında önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.
Mahkemece davacının önceden başlayan 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik tanınarak 1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak kabul edilmesi ve bu dönemdeki 1479 sayılı Yasaya tabi çakışan sigortalılık sürelerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, 455 günlük sürede 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa üstünlük tanınması çakışan sigortalılık sürelerinin iptali konusunda bir karar verilmemiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …; davacının 17.3.1981 tarihinden itibaren (1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresi dışında) kesintisiz olarak 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayıldığında 1997 affıyla ödemiş olduğu primlerin hangi döneme kadar olan sigortalılık süresini kapsadığının S.G.K’dan açıkça sorulup ve yine icra takibi yolu ile yapmış olduğu ödemeleri var ise ilgili icra dairesi takip dosyasının araştırılıp ödemesinin hangi dönem sigortalılığını karşıladığı tespit etmek, eğer ihtilaf konusu olan 31.12.1993-12.8.1998 tarihleri arası dönemin primleri tamamen tahsil edilmiş ise; bu dönemde çakışan ve önceden başlayan 1.5.1995-10.11.1996 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresine üstünlük tanıyıp aynı dönemdeki 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresini iptal edip 1.1.1994-30.4.1995 ve 11.11.1996-12.8.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar vermek aksi halde yani 31.12.1993-12.8.1998 tarihleri arası dönemin primlerinin aftan veya icraen ödenmediğinin anlaşılması halinde ise 1.1.1994-30.4.1995 ve 11.11.1996-12.8.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.