Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/916 E. 2011/7857 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/916
KARAR NO : 2011/7857
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Dvacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine ar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, iş kazası sonucu öldüğü ileri sürülen sigortalının yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisinin 03.05.2006 tarihinde elektirik çarpması neticesinde öldüğü anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde; İş kazasının 4 ncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın davalı işverence Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği ancak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu bildirim üzerine ne gibi bir işlem yapıldığının mahkemece bu yerden sorulmadığı,sigortalının Sosyal Güvenlik Kurumunda bulunan dosyasının tetkikinden eş ve çocuklarına iş kazası sigorta kolundan değil 506 sayılı Yasanın 66/c maddesi gereğince ölüm sigorta kolundan aylık bağlandığı,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan tahkikatle de olayın iş kazası olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak olayın SGK başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilip edilmediğini sormak,olay SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilmiş ise bir karar vermek , olayın SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yapmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm ,davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine,10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.