YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/938
KARAR NO : 2012/17468
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, Kurum’a ödenen primlerin iadesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 3201 sayılı Yasa gereğince yapılan borçlanma işlemi ile 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanan maaşı iptal eden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının borçlanma talep tarihinde … … sigortalılığına tabi olması nedeniyle, … kapsamında yapılan borçlanma işlemi ile bağlanan aylığın iptal edilip edilemeyeceği hususunda çıkmaktadır.
Davacının borçlanma talebinde bulunduğu 24/04/1992 tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesine göre,
Başvurulacak kuruluşlar
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurda kesin dönüş yapanlar, kesin dönüş tarihinden itibaren
a) Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabi bulunmamaları halinde Sosyal Sigortalar Kurumuna,
b)Ev kadınları …’a,
c)prim, kesenek ve karşılık ödediği sosyal güvenlik kuruluşuna,
Yazılı istekte bulunmak ve yurt dışında geçen sürelerin tamamını veya dilediği kadarını döviz olarak ödemek şartıyla borçlanabilirler. Borçlanılan süreler ilgili sosyal güvenlik kanunlarındaki esaslar dahilinde değerlendirilir.
Yurda kesin dönüş yapmış olanların borçlanmasıyla ilgili yazılı isteklerini sosyal güvenlik kurumuna kesin dönüş tarihinden itibaren en geç 2 yıl içinde yapmaları gerekir.
Yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra 2 yıllık müracaat süresi içerisinde ölenlerin hak sahipleri de ölüm tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ilgili sosyal güvenlik kurumuna müracaat etmek suretiyle bu kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Davacının yurtdışı çalışmalarını borçlanmak için başvurduğu 24/04/1992 tarihinde yukarıda belirtilen 3201 sayılı Yasanın 3. maddesi yürürlükte bulunmaktadır. Anılan maddenin başlığı “Başvurulacak Kuruluşlar” olup, yurt dışı borçlanması yapmak isteyenleri 1. fıkrasında Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenlerin ve son fıkrasında da da hak sahiplerinin borçlanması düzenlenmiştir.
Buna göre, Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler: herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumu’na; ev kadınları …’a, prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat edecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01/10/1973-12/10/1988 tarihleri arasında Almanya’da işçi olarık çalıştığı, 27/04/1990 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığı, 24/04/1992 tarihinde Muğla Sosyal Sigorta Müdürlüğü’ne borçlanma talebinde bulunduğu, 23/10/1992 tarihinde hem 01/10/1973-12/10/1988 tarihleri arası dönemi 3201 sayılı Yasaya göre boçlanarak primlerini ödediği, hemde aynı tarihte tahsis talebinde bulunduğu, davacının yurtdışına çıkmadan önce Türkiye’de 01/03/1972-30/09/1973 tarihleri arasında 570 gün T.C. Emekli Sandığı mensubu olarak çalışmasının bulunduğu, Kurumca davacının talebi kabul edilerek, davacıya 570 gün emekli sandığına, 5411 gün 3201 sayılı Yasaya tabi, toplam 5981 gün üzerinden 506 sayılı yasanın 60. maddesine göre 01/11/1992 tarihinde maaş bağlandığı,
Öte yandan davacının 23/08/1988 tarihli anonim şirket kurucu ortaklığına istinaden 13/10/1988 tarihinden itibaren (3201 bitimi) … … sigortalılının başladığı ve halen devam ettiği, 23/08/1988 tarihi itibariyle hem ticaret odası, hem de ticaret sicil memurluğu kaydının başladığı, 1996-2003 yılları arasında 1999 yılı hariç primlerini ödediği, 1997 affından faydalandığı, 2003/8. ay itibaribariyle tecil borcunu bitirdiği, 12/05/2006 tarihinde 5458 sayılı Yasayadan faydalalanarak yapılandırılan prim borcunu peşin ödemesi halinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığının bildirilmesi için Muğla … il müdürlüğüne müracaat ettiği, bu müracaat üzerine davacıya şirket ortaklığının devam ettiğine dair kaydı esas alınarak toplam 8.486,00 TL prim borcunu ödemesi halinde yaşlılık aylığı bağlanacağının bildirildiği, ardından davacının 27/06/2006 tarihinde tekrar Muğla … il müdürlüğüne müracaat ederek yurtdışı hizmetlerini borçlanarak 1992 yılından beri …’ dan aylık aldığını bu nedenle … … sigortalılığının iptalini istediği, Bu talep üzerine Kurum tarafından 2829 sayılı yasaya göre işlem yapılabilmesi için yazışma yapıldığı, yazışma neticesinde davacının yurt dışı borçlanma süresini takip eden 13/10/1988 tarihinden itibaren anonim şirket kurucu ortaklığı nedeniyle … … sigortalısı kabul edildiği ve borçlanma talebinde bulunduğu 24/04/1992 tarihinde … … sigortalısı olduğunun anlaşılması üzerine, hem borçlanma işlemi hem de 01/11/1992 tarihi itibariyle bağlanan aylığın iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu belirlemelere göre, davacının borçlanma talebinde bulunduğu 24/04/1992 tarihinde 1479 sayılı Yasa Kapsamında … … sigortalılığına tabi olduğu açıktır.
Öyleyse, davacının borçlanma için yaptığı başvuru tarihi itibariyle … … sigortalılığına tabi olması nedeniyle, yurt dışı borçlanmasını 3201 Sayılı Kanunun 3.maddesi gereği 1479 sayılı Yasa kapsamında … … ‘a yapması gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan ve özellikle Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.