YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9644
KARAR NO : 2011/8169
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 21.3.1994- 2.2.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 21.3.1994-2.2.2008 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Balıkesir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddeleridir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa’dan kaynaklandığı açık-seçiktir. Bu durumda uyuşmazlığın, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ve yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 17.maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9. maddesi uyarınca “Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye’de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır. Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır”
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Davaya bakmaya davalı Kurumun merkezinin bulunduğu Ankara veya davalılardan (ölü … … mirasçısı) …’in ikametgahının bulunduğu Bandırma İş Mahkemesi yetkili olduğundan davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.10. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.