Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9671 E. 2013/4162 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9671
KARAR NO : 2013/4162
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, sübut bulmayan davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının …’ye bağlı 394200 işyeri numaralı şirkette 1.10.1986-31.1.1989 tarihleri arasında, 574812 numaralı işyerinde ise 1.12.1989-17.10.1997 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve askerlik nedeni ile işten ayrılarak, dönüşte yeniden davalıya bağlı … televizyonunda işe başlayıp halen devam eden çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının askerlik nedeni ile 20.5.1996 tarihinde işten ayrıldığı ve kaydının silindiği, daha sonra 22.9.2007 tarihinde tekrar çalışmaya başladığı, tespiti mümkün süre bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına işe giriş bildirgesinin 22.9.1997 tarihi itibari ile davalı … AŞ tarafından verildiği, davacının talep ettiği dönemlerde 1.10.1986-3.10.1997 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı işyerlerinden fasılalı bildirimlerin yapıldığı, 2000/3. dönem 74 gün ve 2001/1-2005/12 dönemleri arasında da davalı … AŞ tarafından kesintisiz bildirim yapıldığı, nizalı dönemde 1999/1. dönem 40 gün 1351 numaralı işyerinden bildirim yapılmışsa da bu işyerinin davalılara ait olup olmadığının tespit edilmediği ve davacının askerlik hizmetini 6.4.1999-6.10.2000 tarihleri arasında yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, nizalı dönemin tamamını kapsar bordro tanıkları dinlenmeksizin ve davacının çalışmalarının bildirilmediğini iddia ettiği 3.10.1997-6.4.1999 (askere gittiği tarihe kadar) tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalışıp çalışmadığı tespit edilmeksizin ve 19991/1. dönem çalışmalarının geçtiği “1351” numaralı işyerinin davalılara ait olup olmadığı hususları araştırılmaksızın … şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, nizalı dönemin tamamını kapsar nitelikte davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıklarını yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tespit edip beyanlarına başvurmak, özellikle bildirim dışı kalan 3.10.1997-6.4.1999 (askere gittiği tarih) tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalışıp çalışmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip, “1351” numaralı işyerinin davalılara ait olup olmadığı tespit edilip, hak düşürücü süre yönünden de bir değerlendirme yapmak sureti ile, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
7.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.