YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10063
KARAR NO : 2013/15404
KARAR TARİHİ : 05.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen emekli yaşlılığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, davalı Kuruma borçlu olmadığına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 27/12/2010 tarihli kurum işlemi ile kesilen 506 Sayılı Yasa kapsamındaki yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile resen yapılan 4/b sigortalılık kaydının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı kurumca davacıya 01.02.2009 tarihi itibari ile sadece SSK’na tabi hizmetlerine göre bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesine, davacının yaşlılık aylığı bağlanmasından dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 506 SK’nun geçici 81/B-d maddesi uyarınca 01/02/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının züccaciye işi nedeniyle vergi kaydının bulunduğu, davalı kurumca davacının vergi kaydının bulunması nedeniyle 01/10/2008-31.12.2009 tarihleri arası 4/b sigortalı kaydının yapılarak resen hizmet birleştirmesi yapıldığı, davacının 4/b sigortalılığı nedeniyle prim borcu bulunması nedeniyle de yaşlılık aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı yasanın 4/1-b,1 maddesinde “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek ya da basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalı sayılacağı”, düzenlemiş olup 5510 sayılı yasanın 92. maddesine göre bu kanun kapsamındaki sigortalılık zorunlu olup vazgeçmek mümkün değildir. Sigortalılık 5510 sayılı yasada … sigortalılık şartlarının yitirilmesi ya da ölümle sona erer. 5510 SK’nun “primlerin ödenmesi” başlıklı 88/8. maddesinde “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz tam gün prim ödemesi zorunludur.”
5510 sayılı Yasa’nın “Sosyal Güvenlik Destek Primine İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 14. maddesinin 1/b fıkrasına göre “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır.
Bu duruma göre de gelir vergisi mükellefiyeti devam eden davacı 5510 SK’nun 4/b maddesi kapsamında sigortalıdır. 5510 SK’nun “primlerin ödenmesi” başlıklı 88/8. maddesinde “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz tam gün prim ödemesi zorunludur.” şeklindeki düzenleme karşısında, davacının 01.10.2008 tarihi itibarı ile devam eden vergi kaydı nedeniyle 4/b kapsamına alınıp, 31.12.2009 tarihine kadar prim tahsil edilmesi doğrudur. Ancak davacının yaşlılık aylığı koşulları oluştuğundan davacıya 01.02.2009 tarihinden itibaren 506 SK’nun geçici 81/B-d maddesi uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemi hatalıdır.Davacıya bağlanan aylığın kesilmeksizin 31.12.2009 tarihine kadar Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesi gerekir.Bu yönüyle mahkemenin “davalı kurumca davacıya 01.02.2009 tarihi itibari ile sadece SSK’na tabi hizmetlerine göre bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesine,” ilişkin kararı yerinde ise de davacının yaşlılık aylığı bağlanmasından dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin kararı hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 01.02.2009-31.12.2009 tarihleri arası yaşlılık aylığından kesilecek sosyal güvenlik destekleme primi miktarını kurumdan sorup davacının bu borç nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu gözeterek çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde … şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.