Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10169 E. 2013/15759 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10169
KARAR NO : 2013/15759
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı aybaşından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının prim tevkifatını takip eden aybaşından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının prim kesintisinin yapıldığı ayı takip eden aybaşı itibarı ile 01/07/1998 tarihinden 29/04/2011 tarihine kadar davalı Kurumun 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı yasanın 12/1 maddesine göre davacının 30/11/2010 tarihine kadar olan sigortalılık süresine ilişkin ödenmemiş sigorta primlerinin bu yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 09/09/2011 tarihinde tarım … sigortalısı olarak Kuruma tescil edildiği, teslim ettiği ürünlerden 09/06/1998, 08/06/1999, 06/06/2000, 03/2005, 04/2006 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, 2001-2002-2003-2004 yıllarında ve 2006 yılından sonra herhangi bir ürün teslimi ya da prim kesintisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekir. Düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir. Davacının uyuşmazlık konusu dönem içerisinde 01/01/2001-01/04/2005 tarihleri arasında ve 2006 yılından sonra herhangi bir prim kesintisi ve ürün tesliminin bulunmadığı dolayısıyla sigortalılık koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacının kayıtlarına göre 01/07/1998-31/12/2000 ve 01/04/2005-30/05/2006 (SSK çalışmasının başladığı tarih) tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi doğrudur. Ancak davacının 01/01/2001-01/04/2005 ve 30/05/2006-09/09/2011 tarihleri arasında herhangi bir prim kesintisi ve ürün tesliminin bulunmadığı dolayısıyla sigortalılık koşullarının oluşmaması nedeniyle bu dönemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacının bu dönemde sigortalı olduğuna hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.