YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10585
KARAR NO : 2012/14305
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, doğum borçlanmasının geçerli olduğunun ve emeklilik işleminin yapılarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Bakır tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının doğum borçlanması hakkı bulunduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 41/a bendine göre “Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri ” kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.
Somut olayda, davacı 21.12.1982 tarihinde ücretsiz doğum iznine ayrıldığını, 12.09.1984 ve 19.01.1988 tarihlerinde iki doğum yaptığını ve her iki doğum arasındaki dört yıllık süreyi 5510 sayılı Yasa’ nın 41/a bendine dayanarak borçlanmak istediğini beyan etmiştir. Davacı, 01.12.1977 tarihinden 30.11.1982 tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamında (5510 sayılı Yasa’ nın 4/1-a maddesi) sigortalı olup, 30.11.1982 tarihinden itibaren emekli sandığına geçmiş ve 31.05.1985 tarihinde istifa etmiş, bu tarihe kadar emekli sandığına tabi sigortalı olarak çalışmıştır. Davacının ikinci doğumunu yaptığı 19.01.1988 tarihinde emekli sandığına tabi çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından 5510 sayılı Yasa’ nın 41/a maddesi gereğince doğum borçlanması yapabilmesi mümkün olup mahkemenin kararı yerindedir. Davacının ilk doğumunu yaptığı 12.09.1984 tarihinde ise emekli sandığına tabi çalışmasının olduğu anlaşılmış olup bu durumda davacının 5510 sayılı Yasa’ nın 41/a maddesi gereğince bu tarihteki doğumu için kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izin sürelerini borçlanabileceği tartışmasızdır. Ancak davacının çalıştığı kurumdan bu tarihte kullandığı ücretsiz doğum ya da analık izin süreleri sorulup öğrenilmeden borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasa’ nın 41/a bendi kapsamında değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığı kurumdan davacıya verilen ücretsiz doğum ya da analık izin sürelerinin sorulması ile ilk çocuğunun doğumuna dair borçlanılması mümkün olan süreyi tespit edip inceleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.