Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10845 E. 2013/15850 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10845
KARAR NO : 2013/15850
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 09/11/2005-19/01/2007 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Bakır tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 09.11.2005-19.01.2007 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.03.1984 tarihinde Esnaf Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edildiği, vergi kaydının 30.11.2004 tarihinde sona erdiği, 26.09.1997-05.10.1997; 01.12.2004-24.06.2005; 25.06.2005-13.10.2005 tarihleri arasında SSK sigortalısı olduğu ve son olarak … ve kendi adına bina inşaatı işinden dolayı işyeri olarak tescil edilmiş … sicil numaralı işyerinden 09.11.2005-19.01.2007 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığından bahisle hizmet bildirildiği, davalı Kurumun ise aynı işyerinin davacının adına tescil edilmiş olmasından dolayı davacıyı 09.11.2005-19.01.2007 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı kabul ettiği uyuşmazlığın ise bu noktada çıktığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın oluşması yönünden ilk koşul hizmet akdinin unsurlarının bulunmasıdır.
Hizmet akdi Borçlar Kanunu’nun 313. maddesinde belirlendiği üzere iş sahibi ile işçi arasında yapılan belli veya belli olmayan bir süre için görülen iş karşılığı ücret ödenmesini gerektiren bir sözleşmedir. Hizmet akdi, ücret, bağımlılık ve zaman unsurlarını taşımalıdır. Sigortalılığın oluşumu yönünden gerekli olan zaman unsuru, iş görecek kişinin belli bir zaman dilimi içerisinde, hizmetini işverenin emrine hasretmesidir.

Bu zaman dilimi günün tüm süresini kapsayabileceği gibi, günün veya haftanın belli saatlerine de hasredilebilir. Haftanın veya ayın belli gün ve saatlerinde dahi çalışma söz konusu olabilir. Sigortalı sayılabilme yönünden gerek ücretin kendisi, gerekse ödenme biçim ve yöntemi zorunlu bulunmamaktadır. Son olarak hizmet akdinin bağımlılık unsuru ise çalışanın, hizmetini belli bir zaman dilimi içerisinde, işverenin emrinde ve onun vereceği direktif doğrultusunda gerçekleştirmesidir. İşverence gösterilen işlerin, çalışan tarafından, işveren emir ve direktiflerine uygun olarak görülmesi gerekir. Bağımlılık, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında, çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir çalışmadır.
Somut olayda, davacı, … ve kendi adına işyeri olarak tescil edilmiş bina inşaatı işinde çalıştığından bahisle 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini istemektedir. Davacının talebi, işvereni olduğu bir işte işçi olarak çalıştığının kabulüne ilişkindir. Ancak bir kimsenin aynı işin hem işvereni hem de işçisi olduğunun kabulü mümkün değildir. Çünkü bu durumda hizmet akdinin ve dolayısıyla sigortalılığın varlığı için gerekli olan “bağımlılık” unsuru gerçekleşmeyecektir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.