YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11725
KARAR NO : 2012/12633
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı dava dilekçesi ile 1.6.1987-3.4.1988, 16.5.1988- 26.3.1989, 14.4.1989- 27.3.1990, 23.4.1990- 22.3.1991, 28.4.1991- 4.4.1993, 25.4.1993-30.4.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkeme, davacının 01/05/1987- 03/04/1988, 16/05/1988- 26/03/1989, 14/04/1989- 27/03/1990, 23/04/1990- 22/03/1991, 28/04/1991- 04/04/1993, 25/04/1993- 30/04/2008 tarihleri arasında Tarım Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurumca 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince 01.04.1995 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu anlaşılmaktadır.
30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Davacının sigortalılığı 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince 01.04.1995 tarihi itibariyle durdurulmuştur. Kurumca 01.04.1995-30.04.2008 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı sürelerin cari primlerini her zaman ödeyebilir. Hal böyle olunca, 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. madde uygulamasına göre 01.04.1995-30.04.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalı olduğu anlaşılmakla bu sürelerde hukuki yararı bulunmadığı açıktır.Hal böyle olunca, mahkemece, davacının hukuki yararı bulunmayan davalı Kurumca kabul edilen süreler yönünden de tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre ise; HMK‘nın 26. maddesi gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçları ile ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde 1.6.1987-3.4.1988, 16.5.1988- 26.3.1989, 14.4.1989- 27.3.1990, 23.4.1990- 22.3.1991, 28.4.1991- 4.4.1993, 25.4.1993-30.4.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini istediği, 01.05.1987-31.05.1987 tarihleri arasına ilişkin bir talebi bulunmadığı, halde HMK’nın 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.