Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11839 E. 2012/15434 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11839
KARAR NO : 2012/15434
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 01/07/1993 tarihinde ziraat odası kaydının sona erdiği tarihe kadar zorunlu SSK.’lı çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/07/1993 tarihinden itibaren SSK’lı çalışmaları dışlanarak ziraat odası kaydının sona erdiği tarihe kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın hükümlerinden yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/07/1993 tarihinde tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği , SSK’ lı çalışmaya başlaması nedeniyle 31/05/1998 tarihinde terkin edildiği, Kurumca 01/11/2004 ve 01/05/2008 tarihlerindede tekrar tescil edildiği, arkasından 05/12/2008 yeniden terkin edildiği, talep konusu dönem içerisinde kısa süreli SSK’ lı çalışmalarının bulunduğu, ziraat odası kaydının 01/01/1978-09/03/2009 tarihleri arası olduğu, muhtar ve zabıta tutanağına göre tarımla uğraşmadığının belirtildiği, tarım ilçe müdürlüğü kayıtlarında büyükbaş hayvan varlığının olduğu, dinlenen tanığın davacının babasına ait tarlayı kullandığı, eskiden tütün işiyle sonralarıda tahıl ve sebze üretimi ile uğraştığını, geçimini tarımcılıktan sağladığını beyan ettiği, dolayısıyla tanık beyanı ile dosyadaki bazı bilgi ve belgelerle çelişki oluştuğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye ve muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri istihsal kooperatifleri ve Birliği Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ve azalar ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişilerin tanık olarak dinlemek, tarımsal kredi kullanıp kullanmadığını, arazi kiralayıp kiralamadığını tespit etmek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/09/2012gününde oybirliğiyle karar verildi.