Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12210 E. 2013/17913 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12210
KARAR NO : 2013/17913
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/09/2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı …’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının ölen sigortalı oğlundan dolayı, 01.09.2003 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, “SGK tarafından verilen cevapta ve gönderilen belgelerde davacının oğlunun ölüm şekli, sigortalılık süresi gibi, geçimin sağlanması dışında ölüm aylığı bağlanma koşullarının oluşmadığı yönünde hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davada sadece çekişmeye konu olan geçimin ölen tarafından sağlanması gerekip gerekmediği şartı tartışılmış, ölenin sigortalılık süresi, prim gün sayısı, ölüm şekli gibi ölüm aylığı bağlanması için gerekli diğer koşulları tartışılmamıştır. ” gerekçesiyle davacının, vefat eden oğlundan dolayı ölüm aylığı almaya hak kazmasının yasal koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan “davacının 1.9.2003 tarihinden itibaren sigortalı olan oğlu … dolayı ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve incelemeyle varılmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 69. maddesi, ölen sigortalının ana babasına gelir bağlanabilmesi için, ölüm tarihinde eş ve çocuklarına bağlanması gereken aylıklar toplamının, sigortalıya ait aylıktan aşağı bulunmasını temel koşul olarak öngörmekte, bunun yanında, anne ve babanın geçimlerinin sağlığında sigortalı tarafından sağlanmış olmasını ikinci koşul olarak aramakta İken; 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, anılan ikinci koşul (sigortalının sağlığında anne ve babasının geçimini sağlamış olması koşulu) kaldırılmış ve onun yerine, anne ve babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi şekilde çalışmıyor veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almıyor olmaları koşulu getirilmiştir. Somut olayda davacının oğlu İlyas’ın 27.01.1990 tarihinde vefat ettiği,mahkemece yapılan araştırmaya göre davacının sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmadığı,SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığından gelir veya aylık almadığı geçiminin ölen oğlu tarafından sağlanıp sağlanmadığının söz konusu değişiklik ile öneminin kalmadığı anlaşıldığından 4958 Sayılı Yasa ile getirilen değişiklikten yararlanması gerektiği açıktır. Ancak mahkemece, 506 Sayılı Kanun’un ölüm sigortasından aylık bağlama şartlarını düzenleyen 66. maddesine göre “beş yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır” hükmündeki ölüm aylığının yasal koşullarının davada gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı …’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.