Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12388 E. 2013/19258 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12388
KARAR NO : 2013/19258
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … ….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.05.2000 – 06.07.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.05.2000 – 15.05.2009 tarihleri arasında yazılı ücretle (asgari ücretin üzerinde) çalıştığı şeklinde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverenin 22.12.1993 tarihi itibari ile vergi mükellefi olduğu, 1086267 sicil numaralı davalı işyerinin 06.07.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, bu işyerinden davacı adına 06.07.2004 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve davacının 06.07.2004 – 15.05.2009 tarih aralığındaki çalışmalarının bildirildiği görülmüştür.
1086 sayılı HUMK’un 74. (6100 sayılı HMK’nın 26.) maddesinde; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, davacının talebinin, davacının 01.05.2000 – 06.07.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti olmasına rağmen, Mahkemece davacının bildirilen dönemlerde dahil, asgari ücretin çok üzerinde bir ücretle sigorta primine esas kazanç tespitinin de yapıldığı, gerek davacı tanığının gerekse davalı tanıklarının, dava konusu dönemin tamamı hakkında bilgi sahibi olmadıkları, ihtilaflı dönemde davalı işyerinin kanun kapsamında olmadığı, resen tanık araştırılarak dinlenilmediği anlaşılmıştır.
Buna göre; davacının talebi olmamasına rağmen Kuruma bildirilen hizmetleri ile ilgili olarak da sigorta primine esas kazanç tespiti yapılması, hizmet tespiti yapıla dönem ve bu döneme ilişkin ücret yönünden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek ve taleple de bağlı kalınarak, davalı işyerinin 06.07.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmasından önceki faaliyetini, işyerinin başka bir sicil numarası ve isimle Kanun kapsamında olup olmadığını araştırmak, bu tespitten sonra varsa ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, işyerinin kanun kapsamında olmaması, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, … aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Ltd.Şti.’ne iadesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.