Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1259 E. 2012/1716 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1259
KARAR NO : 2012/1716
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

Y A R G I T A Y İ L A M I
Davacı, … vek.Av…. ile Davalı … Hidrolik ve Pnömatik Mak.İma.San Tic. Ltd. Şti. vek.Av. … aralarındaki tazminat davası hakkında … 1.İş Mahkemesince verilen 21/04/2011 gün ve 2010/563-2011/166 sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 11/10/2011 gün ve 2011/6735-2011/7917 sayılı ilamına karşı taraf vekillerince süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
İstek nitelikçe maddi yanılgının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dairemizce 2011/6735, Esas 2011/7917 Karar 11/10/2011 günlü bozma kararı verilmiş ise de karar metni Uyap ortamına aktarıldığı sırada maddi hata sonucu bir başka dosyaya ait kararın yazıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin Uyap ortamına hatalı olarak aktarılan 2011/6735 Esas, 2011/7917 Karar 11/10/2011 günlü Kararın iptaline hükmün dairemizce verilen karar aslına göre düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
1-Dairemizin 2011/6735 Esas 2011/7917 Karar, 11/10/2011 günlü kararın iptaline,
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu zarara uğrayan sigortalının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 31.03.2003 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle yaralandığını ileri sürerek 10.000,00.- TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece 2,615,36 TL maddi ve 30.000,00.- TL manevi tazminatın 31.03.2003 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu % 26,2 oranında sürekli iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı, 19.07.2005 tarihinde yapılan kontrol muayenesine göre sürekli iş göremezlik oranının % 6,2 ye düştüğü anlaşılmıştır. Davacının, iş kazasında % 50 ve davalının ise % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Olayın oluş şekline, müterafık kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın kaza tarihindeki alım gücüne, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre hükmedilen manevi tazminatın çok fazla miktarda olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bu şekliyle düzeltilmesine,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 15/02/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.