YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12818
KARAR NO : 2013/19924
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar murisinin, 18/09/2007 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan Kurum vekilleri ile diğer davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; 18.9.2007 tarihinde trafik kazası sonucu vefat eden eşinin , geçirdiği kazanın 506 Sayılı Yasa anlamında iş kazası olduğunun tespiti ile hak sahiplerine 506 Sayılı Yasa gereğince ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların murisi olan …’ün 18.09.2007 tarihinde, mülga 1479, 5510 sayılı yasanın 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı iken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğinin tespitine,kararın kesinleşmesi halinde davacıların murisinin ölümü sebebiyle hak sahiplerine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ise de bu sonuç eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup doğru değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacıların murisi olan …’ün … vergi dairesi kaydına göre 15.6.2006-18.9.2007 arası kahvecilik faaliyetinden dolayı 1479 Sayılı Yasa anlamında sigortalılığının bulunduğu, 29.6.2006-27.9.2007 arası … Esnaf ve sanatkarlar odası kaydı ,27.6.2006-1.10.2007 arası … Esnaf ve Sanatkar sicil memurluğu kaydı bulunduğu,27.6.2006-1.10.2007 tarihleri arasında 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım -Bağkur sigortalılığının mevcut olduğu,506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunmadığı,kaza geçirilen 28 K 0344 plaka sayılı aracın davalılardan … adına kayıtlı olduğu,davalı kurumun 14.3.2012 tarihli yazısında davacıların murisi …’ün 18.9.2007 tarihinde 1479 Sayılı Yasa kapsamında iken iş kazası sonucu vefat ettiğinin kabulü halinde davacılara adı geçen yasa uyarınca ölüm geliri bağlanabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İşveren, 506 sayılı Yasanın 4/1. maddesinde, “… bu Kanunun 2. maddesinde belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek yada tüzel kişi…”, 1475 sayılı İş Kanununun 1/1. maddesinde “bir hizmet akdine dayanarak … işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişi …”, 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinde ise “bir iş sözleşmesine dayanarak … işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, yahut tüzel kişiliği olmayan kurum veya kuruluşlar…” olarak tanımlanmakta olup, işveren niteliği işçi çalıştırmanın doğal sonucudur.
Uyuşmazlığın çözümü için davacıların murisi ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayanıp dayanmadığının tartışılması gerekmektedir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre “zaman” ve “bağımlılık” unsurları hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan kişi Borçlar Kanunu’nun 313. maddesinde öngörülen çerçeve içinde “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmaktaysa aradaki çalışma ilişkisi hizmet aktine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi zaman unsuru çalışanın iş gücünü belirli, yada belirli olmayan bir süre içinde işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve gözetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir.Burada sözkonusu olan bağımlılık ise her an ve durumda çalışanı denetleme ve buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, Kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.
Somut olayda hernekadar davacıların murisinin önceden başlayan 1479 Sayılı yasa kapsamında sigortalılığı var ise de, iddia edildiği gibi ölen sigortalının davalıya ait araçta fiili çalışması kanıtlandığında olayın iş kazası olduğunun kabulü zorunludur.Ne varki bu yöndeki mahkemece yapılan araştırma ve inceleme eksik ve yetersizdir.
Yapılacak iş; davacıların murisinin davalıya ait kamyonla taşıdığı iddia edilen tuğlaların kime teslim edildiğinin,başka kişilere tuğla aşıyıp taşımadığının veya başka iş yapıp yapmadığının titizlikle araştırılarak gerekirse tespit edilen kişilerin tanık sıfatı ile dinlenerek delilleri toplamak, kazanın iş kazası olup olmadığını belirlemek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu … şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı …’e iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.