Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12828 E. 2013/19925 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12828
KARAR NO : 2013/19925
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının ölen eşi Harun Arslan’dan dolayı askerlik borçlanması yapmak suretiyle ölüm aylığı hak ettiğinin tespiti ile, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 13.5.2009 tarihli tahsis talebine istinaden kurumun 27.2.2012 tarihli yazısı ile davacının ölen eşi Harun Arslan’ın 2926 Sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalılığının 1.12.1999 tarihinde başladığı,506 Sayılı Yasaya tabi çalışmaları nedeniyle 15.12.1999 tarihinde sona erdiği,ancak kesinleşen mahkeme kararına istinaden 1.1.2000 tarihinde yeniden başlatılıp ölüm tarihi olan 11.4.2000 tarihinde sona erdiği,mülga 2926 Sayılı yasaya göre ölüm aylığı bağlanması için 1080 gün hizmetin bulunması gerektiğinden 900 gün hizmetle 506 Sayılı Yasaya tabi ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ölüm aylığı talebinin reddedildiği,ölen sigortalının 15.5.1993-21.12.1999 arası 346 gün SSK ‘lı hizmetinin bulunduğu ve 4.6.1986-4.12.1987 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı,sigortalının ve davacı eşin askerlik borçlanması yapmadığı,murisin 11.4.2000 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve hak doğuran ölüm tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 66.maddesi uyarınca ölüm aylığına hak kazanabilmek için 1800 gün malullük,yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş durumda olmak gerekirken, 12.12.2006 tarihli 5561 sayılı Yasanın 1.maddesi ile yapılan değişiklik ile 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinde en az 900 gün prim ödenmesi yeterli kabul edilmiş, aynı Yasanın Geçici 93.maddesi uyarınca da 5561 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu değişiklikle öngörülen şartları yerine getiren sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren başlatılması gerektiği belirtilmiştir.Hal böyle olunca, davacı murisinin hak doğuran ölüm olayının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 66.maddesi ve 5561 sayılı Yasa ile değiştirilen hali ile aynı Yasanın Geçici 93.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından askerlik borçlanmasının yapılması halinde davacı murisinin 5 yıldan beri sigortalı olma ve 900 gün prim ödeme şartı yerine getirilmiş olacağından … şekilde şarta bağlı istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.10.2007 gün,2007/10-675 E ve 2007/722 K sayılı kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacıya murisi adına askerlik borçlanması yapmak üzere önel vermek ve sonucuna göre ölüm aylığı talebi ile ilgili karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.