Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13075 E. 2012/15058 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13075
KARAR NO : 2012/15058
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 18/09/2010 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlık idari yoldan çözümlenmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip yargılama giderlerine hükmetmesi gerekir.
Somut olayda; davacının dava tarihinden önce 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalılığının tespitine yönelik isteminin Kurumca “aile reisi olmadığı” gerekçesiyle reddedildiği ve tescilinin 1.9.2007 tarihi itibariyle yapıldığı ancak dava tarihinden sonra 6270 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme de gözetilerek 1.8.1998 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescilinin yapıldığı ve böylece Kurumun hukuksal dayanağı bulunmayan gerekçe ile tescil istemini reddetmek suretiyle dava açılmasına neden olduğu anlaşılmakla davacı yararına avukatlık ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi ve peşin alınan harcın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 370/2.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (2.), (3.), (4.) bentlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla;
“2-Davacı tarafından peşin yatırılan 36,80 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 92,60 TL yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.