YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1313
KARAR NO : 2012/7560
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/10/2005-24/04/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 15.10.2005-24.04.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 26.10.2005-24.04.2006 tarihleri arasındaki çalışmasının tesbitine, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı … Tıp ve Sağlık Hiz. Zihinsel ve … Pet. Uyg. Ltd Şirketinin 21089240.06 sicil sayısı ile 02.08.2004 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamına alındığı,SSK Ankara Sigorta İl Müdürlüğünün 26.03.2007 tarihli yazısı ekinden davalı işverenlik tarafından verilmiş 2006 yılı 4-10.aylara ilişkin Aylık Prim Hizmet Belgelerinin bulunduğu; ancak 2005/10.ay ile 2006/4. ay arası işçilik bildiriminde bulunulmadığı, dava konusu ihtilaf döneminde davalı … Tıp ve Sağlık Hiz. Zihinsel ve … Pet. Uyg. Ltd Şirketince davacı adına verilmiş işe giriş bildigesi veya bildirilen hizmetin bulunmadığı ve dönem bordları düzenlemediği anlaşılmaktadır.Ayrıca davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen DELİL-2 diye isimlendirilen defterden, davacının Antalya’da otel ve diğer işletme sahipleri ile yaptığı görüşmelerin ve yapılan masrafların yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dinlenen tanıkların uyuşmazlığa konu dönemlerde davalıya ait işyerinde kayıtlarının bulunmadığı ve bordro tanığı niteliğinde olmadıkları, davacı ile birlikte çalışmadıkları gibi, komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kimselerden de olmadıkları anlaşılmaktadır.Buna rağmen beyanları hükme esas alınan tanıklar, davacının işyerinde çalıştığını duyduklarını belirtmişseler de çalışma süresi açısından net tarih bildirmediklerinden beyanları yetersiz olup, soyut düzeyde kalmaktadır.Yine dosya içerisindeki DELİL-2 nolu belgede ismi geçen kişilerin tanıklıklarına müracaat edilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesinde (5510 sayılı Kanun açısından ise 86/9. ) bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri re’sen toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Davacının hizmet tespitine ilişkin istemi kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen inceleme yapılması gerektiği açıktır.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacının dosya içerisine sunduğu DELİL-2 nolu belgede ismi geçen kişilerin tanıklıklarına başvurmak, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının davalı işyerindeki çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.