Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13381 E. 2013/3313 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13381
KARAR NO : 2013/3313
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.08.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 14.2 olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun ve işverenin … Hazır Beton İnş. Ltd. Şti. olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulundukları, bilirkişi hesap raporunda asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada davacının sürekli iş göremezlik oranı ve kusur oranının tenzil edildikten sonra bakiye 28.088,10 TL maddi zararının bulunduğunun tespit edildiği, Kurumca davacıya bağlanan en son peşin sermaye değerinin 17.275,32 TL olduğu ve geçici iş göremezlik dönemine ilişkin 979,33 TL ödenek ödendiği anlaşılmaktadır.
Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda ( tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan geçici iş göremezlik ödeneğinin veya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda; Kurumca davacıya bağlanan en son peşin sermaye değeri ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneği toplamının 18.254,64 TL olduğu, bu miktarın hesap raporunda tespit edilen 28.088,10 TL maddi zarardan tenzil edilmesi halinde davacının bakiye 9.833,46 TL maddi zararının kalmasına rağmen, mahkemece maddi hata ile davacı yararına 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan; davacının … Hazır Beton İnş. Ltd. Şti.’nin işçisi olduğu, hükme esas kusur raporunda olayda işveren şirketin kusuru bulunduğunun belirtilmesine göre, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi zararların karşılanmasından işveren şirketin sorumlu olduğu gözetilerek, hükmedilen tazminat miktarlarından işveren şirketin sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde işveren şirketin yetkilisi … aleyhine tazminata hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı sigortalı yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.