Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13880 E. 2013/19556 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13880
KARAR NO : 2013/19556
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 13/09/2002-03/08/2006 tarihleri arası davalı Kooperatife ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyeri tarafından 11/08/2003 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum’a verildiği, … 2.İş Mahkemesi 2006/826 E.-2008/319 K. No lu alacak davası dosyası içerisinde 2003/8-2006/7 dönem bordrolarının yer aldığı , dönem bordrolarında davacıdan başka çalışanın bulunmadığı, 2003-2004/1 ve 2004/5-2006/8 dönemlerine ilişkin ücret bordrolarının yer aldığı, bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı, davacı ve davalı tanıklarının dinlenildiği, davacının hizmet cetvelinin bulunmadığı, kesinleşen alacak davasının hükme esas alınması ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasındaki alacak davasına ilişkin … 2.İş Mahkemesinin 2006/826 Esas ve 2008/319 no lu kararının hükme esas alındığı halbuki bu davada Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı, her ne kadar alacak davasında dinlenen tanıklar fiili çalışmayı doğrulamışlar ise de kesinleşen alacak davasının hizmet tespiti davası yönünden kesin delil olmayıp kuvvetli delil niteliğinde olduğu, hizmet tespiti davasının kamu düzenini ilgilendirdiği dikkate alınarak tanıkların mahkemece re’sen tespit edilip dinlenilmesi gerektiği, dolayısıyla yukarıda belirlenmiş şekilde resmi kayıtlara geçmiş ve uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde çalışmış kişilerden tanık tespit edilip dinlenmediği, öte yandan işyerinin daha önce kooperatif olduğu belirtilmiş olup kooperatifle ilgili araştırma yapılmadığı, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak, sağlıklı bir biçimde belirlenmediği bu sebeple kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, davacıya ait hizmet cetvelini , davalı kooperatife ait belge ve kayıtları getirtip incelemek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ne iadesine, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.