Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13906 E. 2013/4238 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13906
KARAR NO : 2013/4238
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 15/07/1982 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.07.1982 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının SGK … İl Müdürlüğü’nde 100186.17 sicil sayılı dosya ile işleme tabi işyerinde 15.07.1982 tarihinde 1 gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 10.08.1982 varide tarihli ve davacının 15.07.1982 tarihinde işe başladığını bildirir … işyerinden verilen bildirge bulunduğu, jandarma tarafından yapılan araştırma sonucu …’ün 50 yıl önce öldüğünün bildirildiği, davacının … direği dikimi işinde çalıştığını iddia ettiği, davacının işe giriş bildirgesinde yer alan işyerinden bildirilen herhangi bir çalışması bulunmadığı ve davacının davalı Kurum’a bildirilen çalışmalarının 01.07.1985 tarihinden itibaren başka bir işyerinde başladığı, davalı Kurum tarafından … isimli işyerine rastlanılmadığının bildirildiği, Çan Linyit İşletmeleri’nde 1982 yılında çalıştığı tespit edilen tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, davacı tanıklarının ise davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ederek davacının çalışmalarını doğruladıkları anlaşılmaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kurum’a verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kurum’a verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 1.12.2004 gün 2004/21-629-641, 09.02.2005 gün ve 2004/21-734 Esas, 2005/49 Karar ve 30.05.2007 gün 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten istemin tanık beyanlarına dayanılarak karar altına alındığı, dinlenen tanıkların dava konusu dönemde işverenin kayıtlarına geçmiş çalışmaları bulunan tanıklardan olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; TEDAŞ’tan davacının çalıştığını iddia ettiği tarihte ve yerde … hizmeti veren kurum ya da kişilerin tespiti istenerek işe giriş bildirgesinde ismi geçen …’e davacının iddia ettiği … çekme işinin yaptırılıp yaptırılmadığının sorulması, davacı ile birlikte çalıştıklarını iddia eden davacı tanıklarının … işyerinde çalıştıklarına ilişkin işe giriş bildirgeleri ile Kurum’a bildirilen çalışmalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, davacı tanıklarından beyanlarında geçen sicil kartlarının sorularak araştırılması ve … çekilen köylerde o tarihte muhtar olarak görev yapılan kişiler tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınarak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.