YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14571
KARAR NO : 2013/6555
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının babası nedeniyle aylık almaya hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından muvazaalı boşanma gerekçesi ile kesilmiş bulunan aylığın ve yersiz ödendiği iddia edilen 11.438,00 TL nin tahsiline ilişkin işlemlerin iptali ile davacıya, kesilmiş bulunan aylıkların kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalı Kurum tarafından 5510 Sayılı Yasa’nın 56. Maddesi gereğince muvazaalı boşanma nedeniyle davacının yetim aylığının kesilmesi ve yersiz ödendiği iddia edilen 11.438,00 TL nin tahsiline ilişkin işlemlerin iptali ile davacıya kesilmiş bulunan aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Sinop Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi’ nin 1997/49 Esas ve 1997/67 Karar sayılı kararıyla anlaşmalı olarak eşinden boşanmıştır. Davacıya yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacı Sinop Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi’ nin 1997/49 Esas ve 1997/67 Karar sayılı kararıyla anlaşmalı olarak eşinden boşanmıştır. Davacıya ölen babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. Davalı Kurum kontrol memurlulugunca tutulan 11.5.2010 tarihli çevre soruşturması tutanağında; davacının boşandığı eşi Ziya Liman’ ın kapısının çalındığı kapıyı davacının açtığını, yazılı beyandan imtina etmiş olmasına ve Sinop Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kontrol Memurluğunun 13.05.2010 tarihli göre de Ada mahallesi muhtarı Mustafa Konukcu’ nun beyanında davacının boşandığı eşi ile birlikte … mahallesi Okullar Caddesi No: 94/1 adresinde … Camii karşısındaki apartmanın
birinci katında yaşadıklarını beyan ettiği, böylece davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesine istinaden “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği” yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesmiştir. Sonradan çıkan yasa, kural olarak yürürlüğünden önceki olaylara ve ilişkilere uygulanmaz ise de, yukarıda yapılan tüm açıklamaların ışığı altında, yasanın yürürlüğünden sonra da devam eden fiili durumlarda ve uyuşmazlıklarda da yeni yasanın uygulanması gerektiği açıktır. Kişi yasadan önce boşanmış olup, birlikteliği yasadan önce de var olup, bu birliktelik yasadan sonra da devam ediyorsa, bu durumda yeni yasanın ugulanamayacağından bahsetmek mümkün değildir. O halde, yerel mahkemenin yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, özel kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanunun 96.maddesinin değerlendirilmesi suretiyle karar vermesi gerekmektedir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanunun 96/1-b bendinin son cümlesi uyarınca ilgililerin Kurumdan alacakları yoksa yersiz ödemelerin genel hükümlere göre geri alınması gerektiğine ilişkin yasal düzenlemede göz ardı edilmemelidir. (Yargıtay HGK. 2011/10-476 E., 2011/584 K)
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, dosyadaki delillerle, kurum müfettişlerinin tutanak içeriğine, zabıta araştırmasına göre ve kurum müfettişlerine kapıyı davacının açıp imzadan imtina etmiş olmasına göre davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.