YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14952
KARAR NO : 2012/16820
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
Davacı, … vekili Avukat … ile davalı, … Kurumu vekili Avukat … aralarındaki tespit davası hakkında Kayseri 2. İş Mahkemesince verilen 04/11/2008 gün ve 998/962 sayılı kararın ONANMASINA ilişkin Dairemizin 16/03/2010 gün ve 4746/2828 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 5.6.2012 tarihli dilekçesi ile mahkemenin 4.11.2008 tarihli kararının maddi hata sonu Dairemizce onandığını bildirerek Dairemiz kararındaki maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dava, … sigortalısı olan, davacının 4956 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi gereğince basamak yükseltme hakkından yararlanması sebebiyle, Kurum tarafından bağlanan aylığın emsallerine göre az olduğundan, buna ilişkin Kurum işleminin iptali ile alması gereken yaşlılık aylığının miktarının tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki delillerden davacının 25.9.2003 tarihli dilekçesi ile 12. Basamakta iken 23. Basamağa çıkmak için basamak satın alma talebinde bulunduğu, Kurum’ca talep uygun bulunarak basamak satın alma bedelini ödediği, 1.10.2003 tarihinde 23. basamağa intibakının yapıldığı, 1.9.2005 tarihinde 24. basamağa yükselme talebinde bulunduğu, 1.10.2005 tarihi itibarı ile 24. basamağa intibakının yapıldığı davacının bağlanan aylığın az olduğu iddiası ile Kurum’a itiraz ettiği, bu itirazın Kurum’ca reddedildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun’un 4447 sayılı kanunla değişik 36. 50., geçici 11., 12. maddeleri ile 4956 sayılı Kanun’la basamak satın alma hakkını getiren geçici 2. maddesidir.
1479 sayılı Kanun’un, 4447 sayılı Kanun’la değişik 36. maddesi 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığını, 4447 sayılı Kanun’la getirilen geçici 11. maddesinde ise 1.1.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11. maddede ” Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b) Sigortalının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu kanunun 36. maddesinin 3. fıkrasına göre artırılır. 2. fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
1479 sayılı Kanun’un 4447 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinde de ” Bu kanuna göre sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıkların hesabında 24 basamaklı gelir tablosu uygulanır. Tabloda yer alan gelir basamakları her yıl Nisan ayında ilk olarak bir önceki yılın Aralık ayı ile ondan önceki yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son
temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranları kadar, ikinci olarak bir önceki yılın gayri safi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızları kadar artırılarak belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
1479 sayılı Kanun’a 4956 sayılı Kanun’la eklenen geçici 2. maddesinde ise basamak satın alma hakkı ile ilgili düzenleme yapılmıştır. 1479 sayılı Kanun’a 24.7.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanun’la eklenen geçici 2. maddesinde ” 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olanlar, bulundukları basamak dahil, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunmak şartıyla, bulundukları basamakları en fazla 12 basamak yükseltebilirler. Basamak yükseltme primi sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamaktan, yükselerek intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için ön görülen bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutarın, ilk taksidinin talep tarihini takip eden ay içerisinde ödenmesi şartıyla ilk taksidin ödendiği ayı takip eden üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitte ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı son ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle bu ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme primleri, primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez. Basamak yükseltme haklarından yararlanan sigortalılara basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra, bu kanunda öngörülen diğer şartları taşımak ve talepte bulunmak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Basamak yükseltme talebinde bulunan sigortalının, basamak yükseltme priminin bir kısmının veya tamamının süresi içerisinde ödemeden ölümü halinde, hak sahipleri basamak yükseltme primlerini, bu kanunda öngörülen ödeme süresinin dolduğu tarihten itibaren üç ay içinde ödeyebilirler. Bu tutarın tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır. Malüllük veya ölüm aylığı bağlanmasında basamak yükseltme primlerinin ödenmesi şartıyla ikinci fıkrada öngörülen üç yıllık bekleme süresi aranmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Nimet-külfet dengesi, … hukukunun temel ilkelerinden biri olup, anılan ilke gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha fazla yardıma hak kazanması gereğini doğurmaktadır. Başka bir ifade ile … kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır. Basamak yükseltme olanağını sağlayan yasa ve konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemelerle, primlerin … kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması amaçlanmıştır.
Ayrıca, basamak satın alma yoluyla yükselme olanağını getiren düzenlemenin gerekçesinde de, primlerin ve emeklilik aylıklarının hesaplanmasında esas alınan basamak sayısının 1479 sayılı Yasa’da sonradan yapılan düzenleme ile 24 olarak benimsenmesi nedeniyle “Bu düzenleme sonucu emeklilik programlarını 12 basamaklı sisteme göre ayarlayan sigortalıların mağduriyetlerinin önlenmesinin ” amaçlandığı açıklanmıştır.
Somut olayda basamak yükseltme hakkından yararlanarak prim borcunu ödeyip, üç yıllık süreyi de geçirdikten sonra aylık başvurusunda bulunan davacının, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 11. ve geçici 2. maddesi uyarınca yaşlılık aylığının 1.1.2000 öncesi ve sonrası dönemine ilişkin hesaplanmasında mahkemece alınan bilirkişi raporu yetersiz olup denetime elverişli değildir.
Yapılacak iş, davacının … sigortalılığı nedeniyle geçici 2. madde doğrultusunda basamak satın alma hakkından yararlandığı gözetilerek, 4447 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen GEÇİCİ MADDE 11 hükmüne göre davacıya bağlanacak yaşlılık aylığı; maddede belirtilen (a) ve (b) aylığından oluştuğundan, davalı Kurum Genel Müdürlüğünden, açık kimliği ve şahsi sicil numarası bildirilerek; davacının, satın aldığı basamaktan geriye doğru intibakı ile 31/12/1999 tarihinde bulunması gereken basamak tespit edilerek tahsis tarihi itibarı ile bağlanabilecek (a) ve (b) aylıklarını gösterecek şekilde toplam aylığını hesaplanması, ayrıca, dava tarihi olan 04.12.2007 tarihine kadar Kurumca ödenen aylıklar ile basamak intibakı ile hesaplanacak aylıkları arasındaki farkları ayrıntılı olarak belirlemesi istenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve mahkeme kararı bozulmalıdır.
Ne var ki Dairemizce maddi hata sonucu Mahkeme kararı onanmıştır.
O halde, davacının maddi hatanın düzeltilmesi talebi kabul edilmeli, Dairemizin 16.03.2010 tarihli onama kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının maddi hata talebinin kabulüyle Dairemizin 16.03.2010 tarihli 2009/4746 Esas, 2010/2828 Karar sayılı kararının kaldırılarak mahkemenin 04.11.2008 tarihli kararının BOZULMASINA, 08/10/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.