Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/15388 E. 2013/20137 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15388
KARAR NO : 2013/20137
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 2005 yılında Bağ-Kur’a resen aktarılan primlerinin yeniden SSK’ya aktarılmasına, 2009 Nisan ayı itibariyle emekli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; kurum tarafından iradesi dışında 2005 yılında SSK’lı çalışmalarının Bağ Kur’a aktarıldığını, böylelikle emiklililk hakkının önüne geçildiğini, hizmetlerinin yeniden SSK’ya aktarılmasının ve 2009 Nisan ayı itibariyle emekli olduğunun tespitini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, davacının 01.09.2009 tarihinden itibaren yaşlılılk aylığı almaya hak kazandığının, SSK hizmeti ile çakışan Bağ Kur hizmetlerinin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.12.1994 – 27.06.2006 tarih aralığında vergi kaydının bulunduğu,… Tarım Ürünleri Ltd. Şti.’ne 25.06.1992 tarihinden itibaren ortak olduğu, 16.02.1999 tarihinden itibaren ticaret odası kaydı olduğu, Kurumun bu nedenle davacıyı 2.10.1998-28.2.1999 tarihleri arasında ve 1.11.2004 yılından itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalı olarak kabul ettiği, davacının 12.04.1986-01.08.2009 tarih aralığında kesintili şekilde 506 sayıl Yasa’ya tabi sigortalı çalışmasının olduğu, Kurumun davacının SSK’lı çalışmasına ara verdiği 31.10.2004 tarihinden itibaren davacıyı 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalı olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın çakışması halinde hangisine öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 53. maddesinin, aynı Yasanın geçici 33. maddesine göre, Yasanın yürürlüğe girdiği 1.3.2011 tarihinden önceki uyuşmazlığa uygulanması mümkün değildir. O halde uyuşmazlık 1479 ve 506 sayılı Kanunlar uyarınca çözümlenmelidir. “Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise. “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (3.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
Somut olayda, davacının vergi, ticaret odası kaydı ve limited şirket ortaklığından dolayı 01.11.2004 tarihinden tahsis talebi olan 8.8.2009 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; davacının önceden başlayan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığına geçerlilik tanıyarak, davacının 01.11.2004 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunu kabul edip, yaşlılık aylığı şartlarını buna göre değerlendirip karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,07/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.