Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16184 E. 2013/21203 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16184
KARAR NO : 2013/21203
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … sigortalılığının sona erdiği tarihin 31/12/2001 olduğunun ve prim borcu bulnmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı; 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 31.12.2001 tarihinde sona erdiğinin ve davalı Kurum’a prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının sona eriş tarihinin vergi mükellefiyetinin bittiği 31.12.2001 tarihi olduğunun ve davalı Kurum’a prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 29.12.2005 tarihinde 5362 sayılı Yasa’nın Ek-5 hükümlerinden yaralanmak için talepte bulunduğu, davalı Kurum’un buna göre davacının sigortalılık sürelerini 20.04.1982 – 31.12.1982, 10.07.1985 – 30.04.1993 ve 01.01.1994 – 15.08.2005 tarihleri arası olarak belirlediği, davacının daha sonra 14.03.2006 tarihinde sigortalılık sürelerinin vergi kayıtlarına göre tespitini talep ettiği, ancak davacının 5362 sayılı Yasa’nın Ek-5 maddesinden yaralanma talebinin Kurum kayıtlarına daha önce girdiği gerekçesi ile sonraki talebin kabul edilmediği, davacının 18.01.2010 tarihindeki tahsis talebi sonucu da 73,00 TL idari para cezası, 28.02.2010 tarihi itibari ile de 23.873,00 TL borç çıkarıldığı, davacının 01.01.1981 – 31.12.1982, 10.07.1985 – 04.04.1986, 08.09.1986 – 01.02.1987, 01.02.1987 – 31.12.1989 ve 28.06.1994 – 31.12.2001 tarihleri arasında vergi kaydı, 22.11.1985 – 23.12.2005 tarihleri arasındaoda kaydı, 23.12.1985 – 29.12.2005 tarihleri arasında sicil kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Kanun’un 24/1. maddesi uyarınca sigortalılığın oluşumu için temel koşul kendi ad ve hesabına bağımsız faaliyette bulunmaktır. 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesinin ilk halinde sigortalılığın oluşumu için kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun da arandığı, bu kuruluşlara kayıt tarihinin sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edildiği, 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun’a göre …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun kaldırıldığı, sadece Kanunun temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşması için yeterli görüldüğü, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun’un bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngördüğü, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul ettiği, nihayet 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Kanun’a göre, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece, davacının sigortalılık sürelerinin vergi kaydına göre belirlenmesine ilişkin talebinin daha az prim ödeyerek emekli olması sonucunu doğuracağı, davacının Anayasal hakkı olan sosyal güvenlik hakkını, kendi lehine daha az prim ödeyerek kullanmak istemesinin Kurum’ca dikkate alınması gerektiği belirtilerek davacının sigortalılığının vergi kaydının sona erdiği 31.12.2001 tarihinde sona erdiğine karar verilmiş ise de davacının, 23.12.2005 tarihine kadar oda kaydının, 29.12.2005 tarihine kadar da sicil kaydının devam ettiği anlaşılmakla mahkemece verilen karar isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının yaptığı işi araştırarak, davacıya işyeri adresini bildirmek üzere önel vermek, bu adresten davacının çalışmasına ilişkin zabıta marifetiyle araştırma yaptırmak, davacının bu dönemde fiilen çalışıp çalışmadığını Belediye gibi kuruluşlardan araştırmak, işyeri adreslerindeki bu dönemde …, su aboneliklerinin kim adına yapıldığını belirleyip gerekirse komşu işyerleri tanıklarının beyanlarına başvurmak, davacının işini yaparken hangi malzemeleri kullandığını ve bunları nereden temin ettiğini araştırıp işi bırakmış ise kullandığı malzemeleri nasıl elden çıkardığını da araştırıp davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının fiili olarak hangi tarihte sona erdiğini somut deliller ile ortaya koyarak sonuca varmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.